Şeref ACER dostumuzu ebedi hayata yolcu ederken...

2010-05-17 11:26:00

Bugünlerde bir dostumun bana tavsiye ettiği, " Bir ben var benden içeri " isimli romanı okurken yeni bir ölüm haberini almış olmanın üzüntüsü içinde, şu soruyu tekrardan kendi kendime sormaktayım. Hayatın ne kadar içindeyim ve ne kadar da O benim içinde?  Bedenen aramızdan ayrılan yakınlarımız, dostlarımız ve sevdiklerimiz, farkında olalım yada olmayalım, ruhen hep aramızda olacaklardır. Şeref ölmedi aramızda hep olacak.  O sima her hatırlayışta ve karşılaşmada var olacak. Ruhun şad olsun. Mütavaziliği, çalışkanlığı, romantizmi ve heyacanlı kişiliği ile örnek bir insan olarak eksikliğini duyumsayacagım. Devamı

Nisan'da bahar fotograflarım

2010-04-11 12:04:00
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 1
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 2
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 3
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 4
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 5
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 6
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 7
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 8
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 9
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 10
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 11
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 12
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 13
Nisan'da bahar fotograflarım |  görsel 14

Amsterdam´da Nisan ayının ilk haftası, şehiriçi parklarda, kanal kenarlarında bahar çiçeklerinden görüntüler. Devamı

Sözde, BiR NİSAN ŞAKASI nereden çıkmıştır?

2010-04-04 12:10:00

Bir Nisan şakası deyip geçmeyin. Ödünüzü hoplatan sözde şakalar, ardından koparılmaya çalışılan avantaların, gelin tarihine ve nasıl ortaya çıktığına ve de nasıl farkında olmadan kabullendiğimize İlhan Dülger' in kaleminden bir göz atalım. Bir Nisan Nedir?       Veya Nisan bir Nedir?        1 Nisan'ın tarihçesi; 15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle, kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir. En sonunda 31 Mart gecesi kalenin önüne gelerek bir elinde Kur'an bir elinde İncil; 'Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım' der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler. Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar 'Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz,' dediklerinde Haçlı ordusu komutanı 'Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size verilmiş bir sözüm yoktur,' diye cevap verir ve BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ORADA ŞEHİT EDİLİR.   800 yıllık muhteşem Endülüs medeniyeti bir "hile" ile tamamen bitirilmiştir.  İşte o gün bugündür 1 Nisan Hıristiyanlar arasında 'Hile Günü' olarak kutlanmaya başlanmış, şonra küçük hileler... Devamı

Cern´de neler oluyor?

2010-04-03 12:41:00

İnsanlık Tarihi'nin en büyük deneylerinden birisi geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) gerçekleşen çarpıştırma hakkında bugüne kadar birçok teori üretildi. Peki, gerçekte ne yaşandı? LHC (Large Hadron Collider “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”) ne demektir? Büyük Hadron Çarpıştırıcısı : 27 km çevresi olan dairesel makine. Proton ve iyon (bunları hadron olarak adlandırıyoruz) demetleri makinanın iki ucundan birbirine karşıt yönlerde hızlandırılır ve 4 ayrı noktada birbirleriyle çarpıştırılırlar. LHC ne zaman inşa edildi? 1980'li yıllarda Large Electron Collider (LEP) tasarlanıp inşa edilirken CERN'deki bazı gruplarda gelecek ile ilgili çalışmalarda bulunuyorlardı. Böyle bir makinanın fiziksel gereklilikleri ve teknik özelliklerinin saptanması için yıllar süren çalışmalar sonunda nihayet 1994 yılı Aralık ayında CERN'in yönetici organı olan CERN Konseyi LHC'nin inşasını onayladı. LHC'nin temel amaçları nelerdir? Evreni şu anki kavrayışımız eksiktir. Parçacıkların ve kuvetlerin standart modeli parçacık fiziğindeki bilgilerimizi özetlemektedir. Standart model birçok deney ile test edildi ve özellikle daha önce keşfedilmemiş parçacıkların varlıklarının öngörülmesi konusunda kendisini başarıyla kanıtladı. Buna rağmen bu model bir çok soruyu cavaplayamamaktadır ve LHC makinasının bu cevapların alınmasında yardımcı olacaktır. Yazının tümünü okumak  için bakınız: http://www.odatv.com/n.php?n=cernde-neler-oluyor-0204101200 ... Devamı

Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş...

2010-03-25 14:33:00
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 1
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 2
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 3
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 4
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 5
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 6
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 7
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 8
Nevruz, çiğdem çiçek açmış, bahar gelmiş... |  görsel 9

21 -24 Mart  2010 Amsterdam Vondelpark Devamı

HÜSEYİN ASLAN - Basak Köyü

2010-03-22 11:57:00

Bir kitap, bin söz  " BASAK KÖYÜ & GEÇMİŞİM VE HAYATIM " Köyümüzün büyüklerinden, köye  hizmetleri ve ilgisi dolaysıyla hepimizin yakından tanıdığı, Almanyada uzunsüre işçilik hayatından sonra emekli olan, yaşamının büyük bölümünü eşi Hatice anayla köyde geçiren  Hüseyin Aslan, aralık 2009 da yayınlamış olduğu kitap yeni bir hizmet sunmuş oldu. Hüseyin Aslan  amacını  kitaba yazdığı önsözde şöyle özetlemektedir. " Bu kitap ile amacım, kendi hayatımdan anılarım ile birlikte, geçmişte köyümüzün gelenek ve göreneklerini, büyüklerimizin yaşadıkları olaylar, kendi gözlemlerim yanı sıra köylülerimizin kendi ağızlarından anlattıklarını bire bir yazarak yeni nesillere aktarmaya çalışmaktır. Bir diğer amacımda, köyde ve Almanya´da başımdan geçenleri olabildiğince yansız olarak yazarak, birinci dereceden yakın akrabalarım ve de köylülerimle paylaşmaktır. Kitabımında köyümüzün kullandığı , kelime, deyim ve şive telefuzunu olduğu gibi kullanmaya çalıştım. Kitabımın içinde, eski basak yaşambiçimi, örf ve ananeleri tüm ayrıntıları, hiç bir şahsı kastı hedef almadan, gerçek yaşanmış olayalrı anlatmaya  çalıştım. Yinede kitapda geçen olayları üzerine alıp alınan ve incinen kişi ve kurum  olursa, şimdiden kusurumun afedilmesini dilerim. İkinci bir kitabım da yayın aşamasında.  Dilerim kitabım faydalı olur. Eleştiri ve katkılarınızı bekliyorum. Uzun süredir gerçekleşmesi için çaba harcadığım, anılardan ve köyümüzün gelenek ve göreneklerini içeren ve kültürel değerlerinden oluşan bir kita... Devamı

Yine bir NEVRUZ BAYRAMI(!) nı da böylece geçiştirdik!

2010-03-22 11:38:00

AVRASYA'NIN ORTAK BAYRAMI NEVRUZ KUTLU OLSUN!   Neredeyse tüm kuzey yarım kürede Farslar, Anadolu Türkleri, Kıbrıs Türkleri, Kürtler, Zazalar, Azeriler, Afganlar, Arnavutlar, Gürcüler, Türkmenler, Tacikler, Özbekler, Kırgızlar tarafından kutlanan geleneksel YENİ YIL ya da başka bir değişle doğanın uyanışı ve BAHAR BAYRAMI.   " Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (günün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneşin ekvatora dik açı ile gelir. Gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Ayrıca hem kuzey hem de güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadırlar ve gün ışığı her iki yarımküre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır."   6 Türki Cumhuriyet yanısıra 1995 yılından itibaren Türkiye'de resmi bayram olarak kabul edilen Nevruz, resmi törenler yanısıra halk tarafından farklı etkinliklerle de kutlanmaktadır.   Karanlığa karşı aydınlığın, Esarete karşı özgürlüğün, Eşitsizliklere karşı paylaşımcılığın, Düşmanlıklara karşı barışın ve kardeşliğin Bayramı  Nevruz Tüm kuzey yarım küreye kutlu olsun! " Yine bir  NEVRUZ BAYRAMI(!) nı da böylece geçiştirdik! 22 Mart 2010 Amsterdam   21 Mart akşamı bir grup yakın tanıdık dostlarla ilk defa Nevruz Yemeği için, önceden haberli olunan Kilim isimli Türk restaurantta  bir araya geldik.  EVET veya HAYIR demesini, genellikle suskunluk yada  zımmen 'evetle'  geçiştiren bir göçmen toplumun insanları olarak, ezberdışı konularla biraraya gelmenin ne kadar zor olduğunu bile bile de olsa böyle bir girişime önayak olamak benim için hem keyifli hemde zordu. Beklediğimden az sayıda gelen dostlarla tam ... Devamı

21 Mart 2010 Nevruz Yemeği Davetiyesi

2010-03-02 15:11:00
21 Mart 2010 Nevruz Yemeği Davetiyesi |  görsel 1

Hoşgeldin Nevruz! Hoşgeldin Bahar! Hoşgeldin Yeni Yıl! Devamı

Türklerde ve Türk Corafyasında Nevruz bayramı

2010-03-01 18:12:00

 Hoşgeldin Nevruz! Bayram yeli çardakları yıhanda Nevrûz gülü karçiçeği çıkanda Ağ bulutlar köynekleri sıhanda Bizi de bir yad eyleyen sağ olsun Dertlerimiz goy dikelsin dağ olsun Bayram idi, gece kuşu ohurdu Adaklı gız bey çorabın tohurdu Herkes şalın bir bacadan sohurdu Ay ne gözeldi Han nenem gile şal sallamak Bey şalına bayralığın bağlamak Azerbaycan Hükümet Başkanı Neriman Nerimanof’un Mustafa Kemal Paşa’ya Nevruz dolayısıyla çektiği 24 Mart 1921 tarihli telgraf; ”Cenubi Kafkasya Komiseri, Azerbaycan serbest Harbiye Mektebi Talebeleri, iki bölüklü Süvari Nişancı Türk Alayı askerleri, Türk Milletinin, büyük Nevruz Bayramını tebrik ediyor ve biz ümid ediyoruz ki Azerbaycan İnkılap Ordusu kahraman Türk Ordusu ile beraber Garp emperyalizmi tazyikinde bulunan Şark milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın Şark İnkılap başları Mustafa Kemal!” kaynaklar: http://www.yenidenergenekon.com/17-nevruz-turk-dunyasinin-bayramidir/ Türklerde Yeni Yıl: Nevruz Bayramı ve Törenleri ... Devamı

KAŞGARLI MAHMUD KİMDİR?

2010-03-01 17:49:00

Prof. Dr. Zeynep KORKMAZ Kaşgarlı Mahmud XI. yüzyılda yaşamış bir Türk bilgini, gelmiş geçmiş dilcilerin en büyüğüdür, diyebileceğimiz bir Türk dilcisidir. Bu gün için, onun hayatından çok, kişiliği ve eseri üzerinde bilgi sahibiyiz. Türk Dili Kamusu (sözlüğü) diye çevirebileceğimiz Divanu Lûgati't - Türk ve Türk dilinin sentaksı (söz dizimi cevherleri) yani, cümle yapısı bilgileri diye çevirebileceğimiz Kitabu Cevâhirü''n-nahv fi lûgati't-Türk adlı iki dev eserin sahibidir. Ancak bu eserlerden ikincisi bugün elimizde değildir. Böyle bir eserin yazılmış olduğunu Divanu Lûgati't Türk'te adının verilmiş ve kısaca da ondan söz edilmiş olmasından anlıyoruz. Kitâbu Cevâhirü'n-nahv, ya geçmiş devirlerde örneklerine sık sık rastlayabildiğimiz sebeplerle, tarihin karanlıklarına gömülüp gitmiş olan kayıp eserlerdendir, yahut da hâlâ uçsuz bucaksız eski kitap hazînelerinin derinliklerinde başka bir ad altında gizlenmektedir de daha el vurulmadığı için gün ışığına çıkarılamamıştır. Türk dilinin ansiklopedik bir sözlüğü niteliğinde olan Divanu Lûgati't-Türk ise elimizdedir. Bu tek eseri bile bugün Kâşgarlı Mahmud'u, Türk diline hizmet etmiş büyük şahsiyetler ve ölümsüzler arasına katabilecek niteliktedir. http://www.kasgarlimahmud.org/zeynep_korkmaz.htm ... Devamı

bir ses bir can bir konser

2010-02-27 14:56:00
bir ses bir can bir konser |  görsel 1

karsuları erirken,  başlar sırayla açmaya bahar çiçekleri karçiçeği, çiğdem, nerğiz, menekşe onları daha nice adlı ve adsız çiçekler izler.... Genç yeteneğimiz, Karsu Dönmez geçen akşam Amsterdam Muziekgebouw büyük salonunda muhteşem bir konser vererek adeta içlerimizdeki buzları eritti. Sesine ve yüreğine sağlık. Devamı

Amsterdam bahara hazırlık

2010-02-25 15:05:00
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 1
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 2
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 3
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 4
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 5
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 6
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 7
Amsterdam bahara hazırlık |  görsel 8

Bahara hazırlıklımısınız? 3 Mart 2010, Amsterdam Devamı

TSK,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin teminatıdır!

2010-02-24 14:42:00
TSK,Türkiye Cumhuriyeti Devletinin teminatıdır! |  görsel 1

ŞİDDETİN KUTSANDIĞI, İŞGAL VE YAĞMANIN SINIR TANIMADIĞI, KENDİNDEN OLMAYANI, DEMOKRASİ VE İNSANHAKLARI GİBİ KUTSAL DEĞERLERİ KULLANARAK,  KENDİ GİBİ YAŞAMAYANI ŞİDDETLE YOLA GETİRME ( AFGANİSTAN ve IRAK'IN AÇIK İŞGALİ, İRAN'I  İŞGAL TEHDİDİ, PAKİSTAN'IN YARI İŞGAL HALİ) ÖRTÜLÜ VE AÇIK OPERASYONLARI SÜRDÜREREK, HER GÜN OLUK OLUK KAN AKITARAK, GÜÇLÜNÜN ZAYIFI EZDİĞİ VE DİLENCİLEŞTİRDİĞİ VE HATTA KÖPEKLEŞTİRDİĞİ BİR CORAFYADA,TÜRK SİLAHLI KUVETLERİNİ, AB-D DESTEĞİ İLE GÜÇSÜZLEŞTİRME VE ETKİSİZLEŞTİRME OPERASYONU BU ÜLKEYE, MİLLETE VE DE CORAFYAYA YAPILABİLECEK EN BÜYÜK KÖTÜLÜK  VE İHANETTİR. BATININ DOĞUYA REVA GÖRDÜ BUDUR! SÖZDE MECLİSLERİNDE, SOYKIRIM KINAMA KARARLARI ÇIKARTARAK,  GÜNAH ÇIKARMA MANEVRALARI, DÜNDE BUGÜNDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ  SOYKIRIMLARI PERDELEME GÖREVİ GÖRMEKTEDİR. BU FOTOORAF HERŞEYİ AÇIKLAMAYA YETİYOR. FAZLA SÖZE NE GEREK VAR! ... Devamı

Üzgünüm bu organize iptal edildi

2010-02-22 15:33:00

45. Yaşgünü Davetiyem Dile kolay tam 45 yıl Rahmetli Kasım dedem sıkca tekrarlardı “Yalan oldu! Yalan oldu!” Ben de nerden bileyim Çocuk aklımla Kendi kendime sorar dururdum Yalan olan ne? "Yalan ne demek DEDE?"  Nasıl olur!  Daha dünkü çocukken Bir anda olduk kırsaçlı delikanlı(!) Dahası, hiç mi hiç, yaşlanasım geçmiyor aklımdan Yalan olan yaşlanmak mı acaba? Yada hep çocuk kalmak isteği mi kişinin? Artık ne anamın ne de babamın Ne de toplumun bana verdiği adla Anılmak istemeyişim nedeniyle olsa gerek Yaşım otuz beşe gelince Aklıma geldi yaş günlerimi kutlamak Oglum Babo’nun doğum günü yakın olunca bana Bir ara O´nunla birlikte kutlar olduk Sonraları oğlumun gölgesinde kaldık Benimkisi sıradışı doğum günü kutlamak Bu kez istedim ki Bu uzun maratonun ortasında bir soluk alıp Yakınlarımla ve dost insanlarla birlikte kutlayayım Bu günü 14 Şubat 2007 ‘de  saat 18.30 dan itibaren Cafe Stighter de ( Rialto Sineması yanında) Sizi akşam yemeği ve doğum günüme bekliyorum! Not: Çocuklar ve hediye istemiyorum Üzgünüm ! Bu organize iptal edildi. ... Devamı

Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme

2010-02-22 14:19:00

e-mail kutuma gelen fethikaraduman@mynet.com imzalı gönderiyi paylaşmak sitiyorum. KIZILDERİLİLERİN ŞEREF YASALARI  1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan.  2 – Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.  3 – Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.  4 – Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.  5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.  6 – Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol – ister insan, ister bitki olsun.  7 – Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.  8 – Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.  9 - Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.  10 - Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.  11 – Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ail... Devamı

Akepe = Emek düşmanlığı!

2010-02-03 12:14:00

Tekel işçileri, 50 gündür, Ankara'nın , taşına-çamuruna, yaşına-yağmuruna, karına-ayazına, yobazına-zorbasına, iktidarına-gazına, yalanına-dolanına, sadakasına-gözdağına inat, ölümüne bir direniş hattı tutturdu. Ekmek ve hak kavgasını açlık grevine dönüştürerek sürdürüyor. Bu direniş ve çığlık sadece Tekel İşçileri ve ailelerini değil, tüm Türkiye' yi ve hatta Dünya'yı haraketlendirdi. AKP hükümetinin kurnazlıkları ve zalimlikleri karşısında, siyasi iktidara karşı, Türkiye tarihinde ilk defa emek örgütleri, sağ-sol demeden ortak direniş kararı aldı. Bu karar 4 Şubat 2010 tarihinde BİR GÜNLÜK İŞBIRAKMA eylemi olarak gerçekleşecek. İşçilerin, emekçilerin birliği ve kararlı direnişi, emek düşmanlarını yenecektir. Fotomontaj: Yeniçağ Gazetesi Ey benim halkım Ey benim gözü kapalım Yüreği açık dili bağlım Ey benim güzelim Ey benim çirkinim *** Yiyemedin yedirdin İçemedin içirdin Giyemedin giydirdin Okuyamadın okuttun Kendin üşüdün yağmurda karda Ama beni korudun *** Varından değil yoğundan verdin Az değil çoğundan verdin Ah ne az ne az aldın Ama çok ne çok verdin En az aldın en çok verdin Almadan vermek sana özgü *** Utanırım aldıklarım demeye Gücüm yetmez borcun ödemeye Bende hakkın çoktur halkım Değil böyle bir Aziz Bin Azizler olsa yetmez Aldığını vermeye Utanırım hakkını helal et demeye Dünya durdukça durasın halkım Aziz NESİN ... Devamı

Yandaş medya, yada kozmik yalanlar

2010-01-27 14:32:00

Kozmik Yalanlar...  Sovyet döneminin ünlü Pravda (Tr. Gerçek) ve Izvestia (Tr. Haber) adındaki iki gazetesi gerçekleri siyasi iktidarın istediği yönde kurgulamayı öylesine abartmıştı ki halk arasında bu iki gazetenin isimlerinden yola çıkarak haberciliklerini tiye alan bir söz çok meşhur olmustu; “V Pravde nyet izvestiy, v Izvestiyakh nyet pravdy”  Yani, ‘Gerçekte haber yok, haberde ise gerçek…’ Halk, gerçeğin bu gazetelerde çıkan haberlerin aslında tam tersi olduğunu öğrendiğinden, ekonominin başarılarından bahsedildiğinde anında stok yapmaya başlıyordu. Rejimin özgürlükçülüğü konusunda yapılan haberler de halkın dudaklarında kızgınlıkla karışık acı bir tebessüm yaratmaktan öteye gidemiyordu.  Yazının devamı için:   http://www.kemalistpolitika.com/index.php/yazarlar/bulent-yilmaz/218-kozmik-yalanlar ... Devamı

ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ

2010-01-11 13:08:00
ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ |  görsel 1

Ey Türk gençliği! Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli (güven) kaynağındır. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyecek kötüler bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın ortamın olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Bu olanak ve koşullar çok elverişsiz olabilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmedik bir yenginin temsilcisi olabilirler. Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir. Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayinlik içinde bulunabilirler. Dahası, yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir. Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.   Mustafa Kemal Atatürk, 20 Ekim 1927 ... Devamı

Türklerle Kızılderililerin ataları aynı mı?

2010-01-11 12:57:00

Yazar: Nesrin Dabağlar Aynı Tengri’nin Çocukları Türklerle Kızılderililerin ataları aynı mı? İnsanların birbiri ile iletişim kurmasının en bilinen yolu konuşmaktır ve bunun aracı da dildir… Dilin söylediğini unutmamak ve duymayanlara aktarabilmek için “yazı” denen sembolleştirme yöntemine ihtiyacımız vardır. Yeryüzünde bugün mevcut olan yüzlerce farklı dil ve yazı; aynı atadan geldiğine inanılan insanı ne yazık ki “iletişimsizlik”  konumuna düşürmüştür. Evrensel dil yapılma çabasında olunan İngilizcenin, ‘ Tüm’  halkları birbiri ile nasıl iletiştirdiği ise tartışılır bir konu bence…  Yazı ve semboller olarak elimizde bulunan tüm kaynaklar şimdiye kadar doğru yorumlanabilmiş midir? Bizim klasik bilgilerimizle uygarlık tarihimiz 6.000 yıla dayanıyor olsa da, acaba tüm gerçek bu kadar mıdır? İlk yazıyı Sümer’ler mi kullandı gerçekten?  Sümer’lerin kendi dillerine ait sesleri semboller halinde tabletlere geçirmiş olmaları ve bunun çözümlenmesine kadar geçen 5500 yıl, insanın var oluş cetvelindeki bütün uygarlığı temsil etmekte yeterli midir? Yazının Sümerlerden intikal ettiği söylenen; Akadlar, Elamlılar, Babilliler, Asur, Hitit ve Urartu sıralaması ve dağılımı ne kadar doğrudur? Bu soruların sayısı epeyce arttırılabilir. Aslında son yıllarda bilinen bazı gerçeklerin o kadar da “ gerçek” olmadığı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlasa da, Arkeolojik yaş tespiti için kullandığımız eski metotların yerini alacak yeni yöntemler, geçmiş tarihimizin yeniden yazılmasını sağlayana kadar bazı şeyler sadece iddia olmaktan öte geçemeyecek bir süre daha. Bu iddialardan bir tanesi var ki çok ilginçtir: ... Devamı

Sahte Milliyetçiler - Ugur Mumcu

2009-12-28 15:02:00

  Uğur Mumcu - Cumhuriyet Gazetesi (13 Nisan 1979) www.acikistihbarat.com 12.01.2010 "Burjuva milletlerle, proleter milletler arasındaki fark, 18. yüzyıl Avrupası'nda aynı ülkenin burjuvazisi ile proleteryası arasındaki fark kadar büyüktür, demektedir. "Proleter uluslar", sanayi devriminin dışında kalan, tarımı ilkel, enerjisi ve makine üretimi yetersiz, buna karşılık ticaret burjuvazisi gelişmiş, ulusal geliri düşük toplumlar demektir." “Proleter uluslar", gelişmiş, sanayileşmiş ülkelerin pazarlarıdır. Gelişmiş ülkeler, proleter uluslar üzerinde, yardım adı altında ekonomik ipotekler kurarlar. Yirminci yüzyılın ilk başlarındaki askeri işgaller, günümüzde ekonomik işgallere dönüşmüştür. Türkiye, böylesine ekonomik işgal altında tutulan "proleter uluslar"ın en başlarında yer almaktadır.  "Proleter uluslar"ın tek kurtuluş yolu, uluslararası kapitalizme karşı savaş  vermelerine bağlıdır. Buna, "anti-emperyalizm" diyoruz. Gerçek "milliyetçilik" budur. Üretimi, yabancılara karşı sömürtmemektir milliyetçilik!  "Proleter uluslar"ın milliyetçiliği, ancak ve ancak "antiemperyalist" bir çizgiye oturtulabilir. Bu milliyetçilik anlayışında, ulusallık ve sınıfsallık içiçedir. Kurtuluş  Savaşı'mız ve savaşın önderi Mustafa Kemal Atatürk, proleter uluslara özgü "milliyetçiliğin" yirminci yüzyıldaki görkemli örnekleri sayılır. Yoksul ülkelerdeki, proleter uluslarda rastlanan bir başka "milliyetçilik", bunun tam tersidir. Çarpık ekonomik yapıda palazlanan ve çoğu yabancı sermayenin d... Devamı

Dostlar Teknesi

2009-12-26 14:34:00

Ne de güzel bir kış akşamıydı Demlendik şarabın ve şiirin sadetinde Amsterdam NDSM tersaneside BİR dostumuzun Atölyesinde   Kim ne derse desin dostlar Biz şarabı içtik muhabbet için Sorun etmedik azlığımızı Özüne vardık sohbetin Sonrası gelir dedik kendi gönlünce   Ne  de güzeldir dostlar İyilikler ortamında Satılmamışlar arasında olmak Hele ki daha da hoştur Beğenilmesi ve de sevilmesi Ürettiğiniz her nesnenin   Bu dizeleri Satılmış Kundakcıoğlu dostumuza adıyorum Amsterdam, 17 Aralık 2009 ... Devamı

Milletvekili yemini

2009-12-21 15:07:00
Milletvekili yemini |  görsel 1

" Hollanda Parlementosu milletvekili yemini: Krala, krallık statüsüne ve anayasaya bağlı kalacağıma, görevimin yükümlülüklerini sadık bir şekilde yerine getireceğime..."  şeklinde devam eder.   TBMM MİLLETVEKİLİ YEMİNİ Madde 81.- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler : " Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine and içerim."   Gerek Türkiye ve gerekse de Hollanda da kaç milletvekili var ki; yeminlerine sadık kalıyorlar acaba? ... Devamı

Yaşam ağacı

2009-12-21 12:23:00
Yaşam ağacı |  görsel 1

" Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir " akçam ağacı" bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen'in sarayına kadar uzuyor ve buna " hayat ağacı" diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde bulabiliriz. Ülgen, insanların koruyucusu; sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor.Türklerde güneş çok önemli."  Prof. Muazzez İlmiye Çığ Devamı

Noel Bayramının Kökeni Türkler !

2009-12-21 21:40:00

İnanabilir misiniz, yüzyıllardır Hıristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladığı "Noel Bayramı "nın çok eski Türklerin "yeniden doğuş bayramı" olduğuna? Nereden nereye; inanılacak gibi değil, değil mi?  Ben de ne yazık ki yeni öğrendim. Bu senenin galiba ilk başlarında idi... Adnan Atabek imzalı bir e-mail aldım. Yazı bana çok ilginç gelmişti ve Hıristiyanların Noel Bayramı'nın tamamıyla Türklerden alınmış olduğunu gösteriyordu! Fakat üzerinde durmaya vaktim olmadı; bir de Noel zamanına doğru ele almayı düşünmüştüm. Bu arada, Türk devletlerinden başka birilerine de aynı konuyu bilip bilmediklerini sordum. Yanıt - İran'ın Azerbaycan bölgesinden- İsmail Bey'den geldi. İsmail Bey'in verdiği yanıtın -tam olarak aynı olmasa da- gelen mektuptaki anlatıya çok uyduğunu gördüm.   Olay şöyle:  Türklerin tek tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre, yerin göbeği sayılan yeryüzünün tam ortasında bir " akçam ağacı" bulunuyor. Bu ağacın tepesi de gökyüzünde oturan tanrı Ülgen'in sarayına kadar uzuyor ve buna " hayat ağacı" diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve işlemelerimizde bulabiliriz. Ülgen, insanların koruyucusu; sakallı ve kaftan giymiş olarak sarayında oturuyor ve geceyi, gündüzü, güneşi yönetiyor.Türklerde güneş çok önemli.  İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece, gündüzle savaşıyor. Uzun bir savaştan sonra da gün, geceyi yenerek zafer kazanıyor. Bu, güneşin yeniden doğuşu; bir " yeni doğum" olarak algılanıyor Türklerde. Bayramın adı "Nardugan". "Nar=güneş ", "tugan... Devamı

Farklı zaman ve mekanlarda, Yaşam Ağacı motifleri örnekleri

2009-12-21 11:14:00

  Yasam agaci Kod:000215 Tarih:18. Yüzyıl Ait olduğu yöre:Sivas Bulunduğu yer:Özel Koleksiyon Boyut: 31x31 dm 108x127 cm Açıklama:Niş, vazolar içine yerleştirilmiş çiçekler ile ifade edilmiş olan hayat ağacı motifleri ile süslenmiştir. Kuşlar, yaşamı ve ruhu simgelemektedir. Ejderha, hayat ağacını koruyan hayvandır. İbrik saflığın ve aynı zamanda, gebeliğin simgesidir. İbriğin, hayat ağacının yanına yerleştirilmiş olmasının sebebi, bebek için uzun ve mutlu bir yaşam dilemektir. Geniş bordürde yer alan kompozisyon, aynı temanın farklı bir temsilidir. Yapraklar, hayat ağacını simgelemekte, mekik adı verilen motifler ise, ejderhayı ifade etmektedir.   Kaynak: T.C Kültür Bakanlığı   Divriği Ulu Cami  - Yaşam Ağacı kabartması                Kilim üzerinde Yaşam Ağacı motifi Eski Mısırda, Yaşam Ağacı relifi                                      Hint  halısındaYaşam Ağacı motifi Türk halısı üzerinde Yaşam Ağacı motifi Foto: A. Yalçın Yıldırım  Tarih:  19 aralık 2009 Yer : Amsterdam Foto: A. Yalçın Yıldırım  Tarih:  19 aralık 2009 Yer : Amsterdam 19 Aralık 2009 Amsterdam Belediyesi önü. Kerstboom-Neol Bayramı süresince evleri ve sokakları süsleyen çam ağaçları sakın yaşam ağacı olmasın?  ... Devamı

Anayasası İnsanın / Can Yücel

2009-12-20 23:25:00

                            Ustamız Eluard’ın izinden     Kan yasası bu insanın:Üzümden şarap yapacaksınÇakmak taşından ateşVe öpücüklerden insan! Can yasası bu insanın:Savaşlara yoksulluklaraVe binbir belaya karşınİlle de yaşayacaksın! Us yasası bu insanın:Suyu şavka döndürüpDüşü gerçeğe çeviripDüşmanı dost kılacaksın! Anayasası bu insanınEmekleyen cocuktanUzayda koşana dekYürürlükte her zaman  ... Devamı

Madem ki Ben Bir İnsanım-Aşık Daimi

2009-12-20 23:22:00

Madem ki Ben Bir İnsanımKainatın aynasıyımMadem ki ben bir insanımHakkın varlık deryasıyımMadem ki ben bir insanımİnsan hakta hak insandaArıyorsan bak insandaHiç eksiklik yok insandaMadem ki ben bir insanımBunca temenni dileklerVız gelir çark-ı feleklerBana eğilsin meleklerMadem ki ben bir insanımTevratı yazabilirimİncili dizebilirimKuranı sezebilirimMadem ki ben bir insanımİlim bende kelam bendeNice nice alem bendeYazar levh-i kalem bendeMadem ki ben bir insanımEnelhakkım ismim ileHakka erdim cismim ileBenziyorum resmim ileMadem ki ben bir insanımDaimi’yim harap benimAyaklara türap benimAşk ehline şarap benimMadem ki ben bir insanım     Devamı

Bizlere Bu Dolu Ali'den Geldi

2009-12-20 22:34:00

Bizlere bu dolu Ali'den geldi, Bir sen iç sevdiğim, bir de bana ver. Balım Sultan Kızıl Deli'den geldi, Bir sen iç sevdiğim, bir de bana ver. Payım gelir imamların payından, On'ki imam nesli Ali soyundan. Kırkların içtiği üzüm suyundan, Bir sen iç sevdiğim, bir de bana ver. Beline kuşanmış nûrdan bir kemer,Aşkın dolusunu içenler kanar. Herkes sevdiğinden bir dolu umar, Bir sen iç sevdiğim, bir de bana ver. Pîr Sultan'ım, hamı, hası seçerim,Ağ okurdum, aşk kitabın açarım. Pir elinden ağu gelse içerim, Bir sen iç sevdiğim, bir de bana ver. Devamı

Her mesai sonrasında

2009-12-20 13:22:00

Yirmibirinci Yüzyıl'a beş kala Bizim pek de istenmeyen Turist Mehmet Bilemediniz daha onsekizinde, ondokuzunda Kara saçları arasına Çoktan aklar düşmüş Kopuk iplik parçaları yanısıra Akşamı sabahı çoktan unutmuş Konfeksiyon atölyesinde masa maşında .... Bizim Kaçak İşçi Mehmet Her mesai sonrasında Yetişir bakkala kapanmaya beş kala Burdan hızla koşar tranvay durağına Elleler yan cepde  Kaçamaktan bir Türk Ekmeği sıkıştırmış Koltuğu altına Tereddütle bekler Amsterdam'da Bir taranvay durağında Gözler  etrafı tarar utangaçca Polise yakalanma korkusunda Bu günlük burada Kimbilir yarın hangi diyarda Devamı