DÜNYA UYGUR KONGRESİ BAŞKANI RABİYA KADİR ANAMIZ ARAMIZDA

2012-09-23 17:23:00
DÜNYA UYGUR KONGRESİ BAŞKANI RABİYA KADİR ANAMIZ ARAMIZDA |  görsel 1

DÜNYA UYGUR GÜNÜ KUTLANDI! 21 Eylül 2012 UETD Hollanda ve Hollanda Doğu Türkistan Uygur Birliği’nin ortaklaşa düzenledikleri “Avrasya Buluşması”na Dünya Uygur Kongresi başkanı Rabiya Kadir şeref misafiri olarak katıldı. “Uygur Günü” olarak kutlanan proğram saat 17:00`de başlayayıp akşam geç saatlere kadar sürdü. Konuşmaların ve film gösterisi ardından, zengin ve birbirinden lezetli ve kıymetli yemek ikramı sunuldu. Program'da Uygur müziği dinletisi vedans gösterileri yer aldı. Avrupa Türk Demokratlar Birliği- Hollanda örgütünün başlattığı ''Avrasya Buluşmaları'' proğramının ikincisi Doğu Türkistan Uygur Birligi işbirligiyle ''Uygur Gününu'' adı altında Rotterdam Yunus Emre Eğitim ve Kültür Vakfı salonunda düzenlendi. Bu güne, Uygurların Anası olarak anılan Rabia Kadir onur konuğu olarak katıldı . Yoğun sevgi gösterisi ve alkışlar eşliğine kürsüye çıkan Rabia Kadir, konuşmasında, Doğu Türkistan’daki Kömünist Çin yönetimi tarafından sistemli olarak Uygurlara 1948 den buyana zulüm ve katliam yok etmeye yeminli olduğunu, 2009 Uygurların protesto eylemlerini bahane ederek Çin güvenlik ve sivil kuvetlerinin birlikte acımasıca müdahale ettiğine değinip Dünyayı bu zulme ve soykırıma seyirci kalmamaya çağırdı. Uygurların da Dünyanın diğer mazlum halkları gibi seslerini yeterince duyuramadıkları, daha çok bu görevin diasporadaki Uygurlulara düştüğüne değinen Rabiya Kadir, kardeş halklarında destek ve ilgisine muhtaç olduklarını söyledi. Rabiya Kadir konuşmasına devamla, hiç bir zaman Çin halkını düşman görmediklerini, dusmanlarinin kominist rejimin oldugunu soyledi. 2009 zulmünü d... Devamı

OYUMUZU BİRLİKTEN YANA KULLANALIM!

2012-08-25 12:05:00
OYUMUZU BİRLİKTEN YANA KULLANALIM! |  görsel 1

Hollanda Malatyalılar Platformu; Türk kökenli seçmeni hiç bir gerekçe göstermeden sandığa gidip mutlaka oy unu kullanmaya davet etmektedir. Geçen seçimlerde katılımın Türkler arasında düşük olması ırkçı kesimler tarafından bizlerin aleyhine kullanıldı. Oy hakkının demokratik bir hak ve görev olduğunun bilinci ve sorumluluğunda olarak, oyumuzu BİRLİKTEN yana kullanmaya çağırmaktadır.    12 Eylül 2012 ERKEN GENEL SEÇİMLERİNDE OYUMUZU YOKSULLUĞA,  ADALETSİZLİĞE , IRKÇILIĞA VE AYRIMCILIĞA KARŞI BİRLİKTEN YANA KULLANALIM! 12 Eylül 2012 günü gerçekleşecek olan erken genel seçimlerde farklı partilerden 14 Türk kökenli aday parlementoya girmek için yarışacak.  200 bini yakın olan Türklerin parlementoda en az ortalama olarak 10 milletvekiline denk düşen bir oy potansiyeli olmasına rağmen bu sayı ne yazık ki 5 milletvekilini geçmemektedir.  12 Eylül seçimleri Hollanda ve Avrupa Birliği geleceği açısından  tarihi bir öneme sahip. Hollanda’da yaşayan seçme ve seçilme hakkına sahip olan Türklerin yoğun olarak sandık başına gidip oylarını vermeleri, hem partiler ve hemde Türk kökenli adaylar için çok önemli. Oy hakkı demokratik hak vede görevdir. Sivil toplum kuruluşları olarak bu hakların doğru kullanımı konusunda üyelerimizi ve seçmeni bilgilendirme ve uyarma sorumluluğu taşıyoruz. Hollanda Malatyalılar Platformu, benzer amaçlar güden kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütmektedir.  Bu çalışmalardan ikincisi önümüzdeki Cuma akşamı 31 Agustos 2012 saat 19.00 ‘ de Stichting Kumbet Vakfı lokalinde (  Nicolaas Ruychaverstraat 4-16 1067 NH Amsterdam) Türk kökenli adaylar... Devamı

PvdA Türklerden oy kapmaya mı bakıyor?

2012-08-11 12:08:00

PvdA, ZAANDAM SULTAN AHMET CAMİ’DE İFTAR YEMEĞİ VERDİ 10 Agustos 2012 akşamı Hollanda’da yaşayan Türkler ve Türk basını tarafından “İşçi Partisi” olarak tanınan fakat Türkçe karşılığı Emek Partisi’nin ( PvdA ) Zaandan Sultan Ahmet Cami  konferans salonunda seçim toplantısına Hollanda Malatyalılar Platformu olarak davet edilmiştik. Agırlıklı olarak Türklere yönelik olarak düzenlenmiş olan bu toplantıda sivil toplum kuruluşları temsilcileri davet edilmişti. Pvda’nın listesinden muhtemelen seçilemeyecek sıralardan adan gösterilen 8 Türk kökenli milletvekili adaylarınından dördünün katıldığı tanıtım toplantısında, adaylar kendilerini tanıttıktan sonra neden PvdA’ya oy vermeleri gerektiğinin savunmasını yaptılar.   Pvda ve Türkler! PvdA yerel seçimlerin aksine Eyalet ve Ülkesel parlementolar seçimlerinde Türklerden aldıkları oy karşılığına denk düşen, Türk kökenli adaylara listelerinde seçilir sıradan yer vermediler. Söylenenin ve oluşturulan havanın aksine, Türklerden oy almak üzere 8 adayı seçilemeyecek sıradan göstererek oyavcılığı tutumlarını sürdürdüler. Dünkü toplantıda bu seçkinci ve ayrımcı tutum açıkca kendini gösterdi. Türk adaylar, Türk seçmenin sorunlarını dilemek, kendilerine neden oy vermemiz gerektiği sorularına cevap aramaktan öte, Türkçe yerine Hollandaca konuşmayı seçerek PvdA' nın seçim proğramını tanıtmak ve en iyilerinin kendileri olduğunu anlatmakla geçti. Yasaksavar bir hava içinde geçen toplantıda en anlamlı konuşmayı iftar yemeğinden sonra sahneye davet edilen şair Yavuz Nüfel yaptı. 50 yıllık göçün hikayesini kısa konuşmasına ve şiirine sığdıran Nüfel, anlayan... Devamı

SEÇMEK ÖZGÜRLÜKTÜR!

2012-08-10 13:34:00

SEÇME VE SEÇİLME HAKKI!   Seçmek özgürlüktür!  Fakat seçilmekse tutsaklıktır. Seçilmişseniz sorumlusunuz! Ağzınızdan çıkan sözlerin tutsağısınız!   Aldığınız her oyun, size oy veren her seçmenin gözü üzerinizde, kulağı sizden yanadır. Daha da önemlisi listesinden girdiğiniz O Partinin tutsağısınız! Partiniz, attığınız her adımın, ağzınızdan çıkan her sözün takibindedir. O sizi, oy aldığınız seçmeninize karşı sorumluluklarınız yada görevlerinizle imtihan edip sorgulamaz. O size parti çıkarı açısından yaklaşır. Partinizde ne kadar özgürsünüz? Farklı partilerden 14 Türk aday seçimlerde yarışıyor. SP den Sadet Karabulut kesin, CDA, Pvda ve D66 dan birer aday muhtemelen seçilebilir yerdeler. Diğer adayların meclise girmesi için seçmenden tercihli oy alması gerekir. Seçime katılım oranı %60 üzeri olursa 15 bin %50 olursa 20 bin dalayında tercihli oy alması gerekir ki meclise girebilsinler. Adaylarımız tercihli oy için yarışıyorlar. Sayılı durumda olan Türk seçmeni oyu şimdiden parçalanarak tercihli oylarla, daha şimdiden seçilebilir 2 üç aydayın durumu da tehlikeye giriyor. Bu durumda ya adaylar kendileri aralarında anlaşıp bazıları diğerleri lehine ( Pvda da 8 aday var!) ya çekilmeleri yada diğerleri lehine aktif oy istememeleri gerekir. Biz seçmenler açısından bugün itibari ile doğru olan yaklaşım:  1. Adayın rengine, inancına ve partisine bakmaksızın, kişiliğine ve yeteneğine göre oy vermemiz gerekimekte. 2. Sivil Toplum Kuruluşları olarak kendi aramızda belirlediğimiz iki adayı desteklemek yönünde ( açık yada üstü örtülü) karar alıp oyların bölünmesini engeleme... Devamı

" DİNDE ZORLAMA OLMAZ! "

2012-08-08 11:13:00

  Malatya Doğanşehir ilçesine bağlı  Sürgü beldesinde ramazan Davulcusu ile bir aile arasındaki gerginlik ve kavga Türkiye gündemine oturdu.  Kazım Balabanı'n internet ortamında yayınlanan yazısı bu türden vakaların tarihsel köklerine değinen yazısını paylaşıyorum.   İSLAM’DA RAMAZAN DAVULU VARMI?     Halk arasında bir söz vardır. ‘’Kızını boş bırakırsan ya Davulcuya gider, ya Zurnacıya’’ Halk bazı meslek dallarını küçümsüyor mu? Hayır. Tersi olsaydı herhalde çöpçüye, nalbanta, çobana, bohçacıya veya çerçiye de buna benzer deyimler söylenirdi. Çünkü halk davul ve zurnayı üretim değil, eğlence aracı olarak görüyor. Böyle olunca da üretmeden tüketimi öne alan meslek guruplarına sıcak bakmıyor. Böylece genelde düğünlerde, festival gibi eğlenilecek alanlarda davul zurnayı dinliyor. Ancak son yıllarda davul – zurna ikilisinden davul başka alanlarda da öne çıkmaya başladı. Özellikle ramazan ayında Sünni vatandaşları sahura kaldırmak için sokaklarda çalınarak. Diğer sokak mesleklerinde çalışan bekçi, çöpçü, seyyar satıcı için bir çalışma düzeni olmasına rağmen Ramazan davulcusu için bir düzenleme yok. Yaz ramazanlarında davulcu canı istediği sokakta, canı istediği manilerle davulunu inletiyor, buna da ‘’Ramazan eğlencesi’’ deniyor. Hatta bazı yerlerde daha da ileri gidilerek buna dini bir misyon yüklenerek ‘’İslam dini’’ ile ilişkilendiriliyor ve onaylandırılmaya çalışılıyor. Peki bu doğru bir ilişkilendirme mi? Nikâh yani evlenmek de Allahın emri ve İnsanlar evlenirke... Devamı

12 EYLÜL 2012 HOLLANDA GENEL SEÇİMLERİ

2012-08-07 13:57:00
12 EYLÜL 2012  HOLLANDA GENEL SEÇİMLERİ |  görsel 1

    12 Eylül 2012 2. Kamer ( Parlemento ) Seçimlerinde OYUM KİME? Oyumun rengini belli etmeden önce bir açıklama yapmak gereği duyuyorum. Seçme ve seçilme hakkı, soyal hukuk devleti ile yönetilen ülkelerde bir vatandaşlık hakkı ve de görevidir. Bu hak ve görevi aklı başında olan her vatandaş yerine getirir ve de getirmelidir. Demokrasinin varlığının devam etmesi için olmazsa olmaz olarak sunulan ve benimsenen “seçme ve seçilme hakkı” yasama organı olarak işlev gören parlementonun oluşturulması ve yenilenmesinde başvurulan bir uygulamadır. Sosyal hukuk devletinin temeline dinamitler konulduğu günümüzde,  iddia edilenin ve dayatılan sahte ve sanal özgürlük ortamının aksine, bireylerin özgür karar verme ve düşünme ortamı daraltılmış durumdadır.  Bu ortamda yapılan seçimler ve kurulan hükümetlerin etkisi ve güçü de sınırlı ve göstermelik olmaktadır.  Malesef siyaset ve partiler temsil ettikleri vede temsil iddiasında oldukları  toplumsal kesimlerin ( sınıfların)  gurupların  menfaatlerini savunmaktan uzaklaşarak şirkete dönüşmüş durumdadır. Siyaset de tıkanmış durumdadır. Küreselcilerle milli güçler ayrışmasında partiler de kamplaşmaktadır. 11 Eylül 2001 yılından bu yana Hollanda hükümet krizleri yaşamaktadır.  Son hükümet krizide buna dahildir.  Dünyanımız sonu nereye varacağı kestirilemeyen bir kaosa ve karanlığa sürüklenmektedir. Dünyamıza eğemen olan küresel güçler ile etkili ulusdevletler arasında  kıyasıya bir eğemenlik çatışması yaşanmaktadır. Bu çatışma ve hegomanya mücadelesinin etkileri bölgesel savaşlar, müdahaleler, ekonomik iflaslar, hükümet ve rejim krizleri olarak ce... Devamı

Tahrikcilere, bozgunculara fırsat verme!

2012-08-04 13:36:00
Tahrikcilere, bozgunculara fırsat verme! |  görsel 1

BU MEMLEKET HEPİMİZE YETER Ortadoğu cehennemi kapımıza dayandı. Yıllardır bize dayatılan kardeş kavgası ve benlikcilik, birlik ve dirliğimizi zehirleyen ve dinamitleyen etkenler oldu. Bu ülke fazlasıyla bizlere yeterken, kendi ülkemizde sürgün hayatı yaşıyoruz. Ülke değerlerimiz yağmalanıyor. Kimi yerüstü yeraltı değerlerimiz toplu yağma ve ilhakı bekliyor. GAP-Güney Doğu anadolu Projesi tüm Ortadoğu'yu besleyecek kapasitede ama hala beklemede. Kimlere peşkeş çekilmek isteniyorsa! Ki ılhak etmek ısteyenler bizi birbirimize düşürenler ve kırdıranlardır. Bu memleket bizim. Hepimize yeter. Yeterki birbirimizi olduğu gibi kabul edelim. Farklılıkları değil, ortak değerlerimizi öne çıkararak, kadeş kavgasına DUR! diyelim. Başkalarını değil, birbirimizi dinleyelim. Alevi-Sunni, Türk-Kürt yada bilmem ne etnik kimliği yada inancımızı öne sürerek birbiri ile yarıştırmadan birbiri ile çatıştırmadan yeniden BİRLİK ve DİRLİĞİMİZİ oluşturalım. Devamı

Satrançda Fil Hamlesi

2012-07-16 14:05:40
Satrançda Fil Hamlesi |  görsel 1

Amsterdam,  Max Euweplein' de açıkhava da stranç oyunundan bir görüntü. Kazak turist fil hamlesi yapıyor. 28 Haziran 2012 yildirim203@hotmail.com Devamı

2 Temmuz Madımak, 5 Temmuz Başbağlar

2012-07-12 13:56:57
2 Temmuz Madımak, 5 Temmuz Başbağlar |  görsel 1

2 TEMMUZ MADIMAK-SİVAS 5 TEMMUZ BAŞBAĞLAR- ERZİNCAN! DÜŞÜNDÜRTTÜKLERİ Temmuz sıcağında yakıldık, vurulduk, ihanete uğradık, unutturulduk! Katiller ve azmettiriciler hala meçhul, açığa çıkarılmadı!  Hain kurşunların izi kayıp, yaraların üzerine sinen dumanların sisi zift bağlamış durumda. Bu ülkede; Alevi'de olsan Sunni'de olsan, sana bana huzur yok! Kullanılan maşalar farklı da olsa amaç bir, hedef aynı! Biri DİN (!) adına diğeri İNSANLIK (!) adına kan döküyor. Biri ateş yakıyor diğeri kurşun bomba atıyor! Katil katildir!  Katilin iyisi kötüsü olmaz! Bizden onlardan hiç olmaz! Sivas-Madımak kıyamının her yıldönümünde; " Unutturmamak ve suçluların yakalanılıp cezalandırılması"  adına artık herkesin bildiği ve duyduğu önceden verilmiş yargılar ve ithamlar tekrarlanır, kin ve istismar dumanları ortalığa yayılır, göz gözü görmez, kulak kuklağı duymaz olur. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra, öfkeler diner kin dumanları yüreklere siner ziftleşirler. Oncayıl geçer, hala bu kıyamın gerçek piyonları ve azmettiricileri her nedense açığa çıkarılamaz. NEDEN!!! NEDEN !!! NEDEN !!! 2 Temuz Madımak'da öldürülenler ALEVİ (!) lermiydiler? Soralım Alevi ne demektir? Alevilik; İnsana tapmaktır mı demek? Alevilik; Müslüman karşıtlığı mı demek? Alevilik; Ateistlik mi demek? Alevilik; devlete otoriteye karşı isyancılık mı demek? Alevilik; dava uğruna her şeyi mübah görmek ve göenlere arka çıkmak mı demek? Alevilik; özünü-kimliğini ve atasını inkar etmek mi demek? Alevilik; takkiyecilik ve din düşmanlığı etmek mi demek? "Aliyi sevmek Alevilikse, ben sizden daha çok A... Devamı

TÜRKİYE'NİN VE DÜNYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU GÜVENLİK!

2012-06-22 12:59:42
TÜRKİYE'NİN VE DÜNYA'NIN EN ÖNEMLİ SORUNU GÜVENLİK! |  görsel 1

“ BİR MUSİBET BİN NASİHATTAN YEĞDİR!”   Uludağsözlük de açıklaması şöyle: " Karşınızdakine ne kadar nasihat edersek edelim, ne kadar yaptığının yanlış olduğunu söylersek söyleyelim; karşınızdaki insanın başına gelmeden bu durumu anlamayacağını belirten söz öbeğidir."  Bu sözün anlamına katkı için başka atasözlerine başvuralım. “Aç tokun halinden anlamaz!”  “ Bekara karı-avrat  boşamak kolay!” gibi sözleri çoğaltabiliriz.  Kişi başına gelmeden ne dersen de,  boşuna.  Türkiye’nin ve Dünya’nın en önemli sorunu güvenliktir. İnsanlık geleceği karatılmış, güvensizlik ve korku içerisinde yaşamaya-köleleştirilmeye mahkum edilmektedir. Sonar isimli şirketin yaptığı kamuoyu yoklaması sonuçlarına göre ülkenin en önemli sorunun başını  %69  gibi büyük bir farkla  terör çekiyor.  “Güneydoğu’da akan kanın durması için bazı siyasetcilerin savunduğu Abdullah Öcalanla ve PKK ile müzakere edilmesi  fikrini  olumlu buluyor musunuz?” Sorusuna verdiği cevap;  % 61 ile “ hiç bir şekilde müzakere  edilemez!”    %10  “ kesinlikle PKK ile müzakere edilmelidir” görüşünde. 19 Haziran sıcağında sırını karuyan askerimize yönelik hain saldırıyı kınamamız karşısında bildik ve tanıdık  farklı kesimlerden ve kişilerden tepki aldık.  Ne sıtedıkde  mesnetsız suçlamalara ve tepkilere maruz kaldık? “ Akan kardeş kanın durmasını, birliğimize, ortak yaşama hancer sokanları  ve maşalarını,  kanlı ellerini ülkemizden çekmelerini istedik.  Bizi marjinallik ve barışa karşı olmakla, ırkcılık ve faşistlikle suçlandılar... Devamı

HER AĞACIN KURDU KENDİ İÇİNDEN OLUR!

2012-06-21 11:46:53

Değerli Malatyalı Hemşerilerim 21 Haziran 2012 Dün yayınladığımız bildiriye altta  X   imzalı kendilerince TARAFLARINI açık beyan  belirten bir cevap geldi. Bu mailin mail listemizdeki herkese gitmiş olacağını düşündüğümden cevap vermek mecburiyetini duydum. Tam aklıma gelmese de Einstain demişki; " Atomu parçaladım da önyargıları parçalayamadım." En zor olan şey önyargılarla mücadele etmektir. Yılların ezberini yıkmak kolay bir iş değil. Platform olarak zaman zaman bu türden önyargılarla mücadele edeceğiz. Bir damla sudan fırtına koparmaya çıkanlar olacak. Yolumuza taş koyacaklar. Ancak bu yolda sebat, kararlılık ve doğru bildiğinden şaşmamak var. Ona bura yaranacağım diye KİŞİLİKSİZLEŞMEK elden bile değil. Değerli Malatyalılar; Malatyalılar Platformu'nun başından beri girişimcisi ve kurucusu olarak, ulaşabildiğimiz her Malatyalıyı önyargısız kuruluş toplantılarımıza ve kutlamamıza davet ettik. Gelmeyenlere ne kırıldık nede sitem ettik. Münkün olduğunca niye gelmediklerini araştırmaya anlamaya çalıştık. Altını bir çizerek belirtmeliyimki; bizi bir araya getiren ve bir platformla taçlandıran maya Malatyalık ve Malatya sevdasıdır. Her Malatyalı ve Malatya kökenli kişi bizim doğal olarak hemşerimizdir. Ayrım gayrım yapmayız. Ayrım ve gayrım yapanada hoşgörü göstermeyiz. Hala Türk kimliğini taşıyan her Malatyalıyı önyargısız vatensever ( yurtsever) olarak kabul ediyor ve buna göre yaklaşım sergiliyoruz. Değerli Hemşerilerim; Tüzüğümüzde, yaşadığımız ülkelerin yasalarına saygılı, devleti ve milleti ile barışık her hangi bir politik, etnik ve inaçsal gurubun yada ideolojinin taraftarı ve yandaşı olmayacağımızı, siyasetüstü davranacağımızı ilan ettik. Siyaset üstülüğüm&... Devamı

Hollanda'da Birinci Kuşak İşçilerin Anısına Saygıyla

2012-06-20 23:34:38
Hollanda'da Birinci Kuşak İşçilerin Anısına Saygıyla |  görsel 1

Fotoğraf Sergisi Hollanda'ya 1960 yılların başından itibaren Misafir İşçi olarak gelen birinci kuşak gömen Işçilerinin fotograflarından derlenen bir resim sergisini ilk defa 2002 yılında gerçekleştirdiğim Wildetulpen isimli şenlik için hazırlamış, bir hafta boyunca sergilemiştik. Bu süre içerisinde bir defa HTİB de sergilemiş ve ondan sonra deyim yerinde ise bir daha günyüzüne çıkarmamıştım. Hollanda Malatyalılar Platformu kuruluş sürecinde sergi fotoğraflarını çeşitlendirmek üzere aile albümlerinden fotograflar toplama başladım. Ancak daha işin başındayım. Üçüncü sergiyi 17 Haziran 2012 günü gerçekleşen Hollanda Malatyalılar Platformu Kuruluş Kutlaması dolaysıyla Stichtig Mansveltschool salonunda açtık. Temuz başına kadar kalacak açık olacak sergiye bakmak isteyenler için adres: Mansveltschool - Karel Doormanstraat 125 Amsterdam. Hafta içi saat 10:00 ile 17:00 arası, Pazargünü de aynı saatlerde açıktır. Devamı

Hollanda Malatyalılar Platformu Kuruluşunu Kutladı.

2012-06-20 10:35:31
Hollanda Malatyalılar Platformu Kuruluşunu Kutladı. |  görsel 1

Hollanda Malatyalılar Platformu Kuruldu 20 Haziran 2012 Amsterdam Yaklaşık bir yarın yıl süren kuruluş  çalışmaları sonucu 25 mart 2012 tarihinde Oss şehrinde gerçekleşen son toplantıda biraraya gelen hemşerilerimiz, Hollanda'da yaşayan Malatyalıların gözü, kulağı ve dili olma; Hollanda ile Malatyamız arasında her alanda köprü vazifesi görme;  Malatyamızı yeni nesile tanıtma;  Hollandada Malatyamızın gönüllü elçileri olma amacını güden bir çatı örgütlenmesinin kuruluşunun kararını kamoyu ile paylaşmıştı. Bu toplantı yönetimi belirleyip önüne yasal ve kuruluş çalışmalarını görev olarak verdi. Bu kararın haberi, Hollanda'da  yankı buldu. Hollanda'da çalışmalar yürüten diğer hemşeri kuruluşlarını yüreklendirdi ve yenilerin kurulmasını teşvik edici oldu. Kuruluş çalışmalarını tamamlayan Yönetim Kurulu,  17 Haziran 2012 günü gerçekleştirdiği Kuruluş Kutlaması ile  ilk faaliyetinin  fitilini ateşlemiş oldu.  Başta Malatyamız olmak üzere Avrupa ve Hollanda'da ilgi gören platformumuza kutlama mesajları yağdı. Başta  Malatya Valimiz ve Belediye Başkanımız, Hollanda Başkonsolosumuz,  Hollanda  Türkiye Büyük Elçiliği Ateşerlilikleri, siviltoplum kuruluşları, Türk kökenli milletvekillerimiz, Malatyalı siyasetci ve işadamlarımız sanatçılarımız ve tüm Malatyalılar Platformumuzun kuruluşunu sıcak karşılayıp mesajları ve teprikleri ile bizleri cesaretlendirip  onurlandırdılar. Yogun bir ilginin olduğu Kuruluş Kutlaması heyecanlı ve coşkulu geçti. Kutlamaya  Roterdam Başkonsolosu Muavini bizzat katılarak bizi yüreklendirdi.  Hollanda'da faal olan Türk kuruluşlarının temsilcileri davetimize iştirak edip kuruluşumuzu kutlayıp, birlik, dayanı... Devamı

Hollanda'da piknik kültürü ve biz Türkler

2012-06-11 12:16:32
Hollanda'da piknik kültürü ve biz Türkler |  görsel 1

  HOLLANDA'DA PİKNİK KÜLTÜRÜ  VE  BİZ TÜRKLER! Bugün 10 Haziran Pazar.  Hava güzel. Demişki şair; “ Ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca." Havanın güzel olmasının farkında değilseniz, o güzelliği yaşamazsınız. Şairin kastettiği bu olsa gerek. Ogün arkadaşlara haber verdim ve Amsterdam Westerpark'ta akşam geç saatlere kadar bir piknik yaptık. Davetli olduğu halde gelmeyen diğer dört  arkadaş bu güzelliği yaşayamadılar. “  İnsanoğlunun her günü bir olmuyor.  Hollanda gibi güneşi ve kuru havası az bir ülkede, hava sıcaklığı 15 üzeri ve de yağmur yoksa, insanların çoğu kendini balkona, parka, ve sahile atar. Demem oki, güneşlenir. Farkında olarak yada olmadan enerji depolar.  Üstlerinde sadece bir bikini taşımalarının ve üstsüz yatmalarının asıl nedeni, dikkat çekmek ve şehvenlik  değildir. Yaz tatillerinde güneşli ve sahillerin tercih edilmesinin sere serpe saatlerce güneş banyosuna yatmalarının nedeni,  yıllık güneş enerjisi depolamaktır. Sıcak ülkelerde insanalrın buna ihtiyacı olmazken kuzeyin soğuk ve az güneşli ülkelerinin insanlarının buna çok ihtiyacı var. Park kültürü ve aprk pikniği Hollanda hayatına hiç abartısız  göçmen Türk ailelerinin kattığı bir zenginliktir.  Hollanda bildiğiniz gibi yeşili bol bir ülkedir. Şehir içi ve şehir dışında yeteri kadar dinlenecek, gezecek, ve piknik yapacak park vardır.  1980 li yıllar hava güneşli ve piknik yapacak kadar kuru ise topluca şehir dışı parklara akın ederlerdi. Amsterdam'a yakın olan Bosbaan, Sparenwoude, Twiski parkları dolardı. Piknik yapmaya alan kalmazdı. Aileler iş yorgunluğunu ve sıkıntılarını bir günde olsa atmaya çalışırlardı.  Bir kaç ail... Devamı

Hollandalının sessizliği !

2012-06-10 14:19:06
Hollandalının sessizliği ! |  görsel 1

  Fotokaynak:http://www.nu.nl/sport/2831166/van-marwijk-teleurgesteld-nederlaag-oranje.html#slideshow-/slideshow/1889639/popup.html SESSİZLİK! Evimden bisikletime atlayıp,önceden planlanmış toplantıya gidiyordum. Sanki bir  fırtına öncesinin sesizliği basmış  sokaklara caddelere. Bassettiğim konu dün  akşam suları saat 17.00 ile 18 arası cerayan etti  Amsterdam’da.  Malumunuz,  2012 Avrupa Kupası maçları  birinci tur eleme karşılaşması  vardı.  EK 2012 B Gurubu’nda yer alan Hollanda’nın güçlü rakipleri vardı. Almanya, Portekiz ve Danimarka.  Hollanda'nin ilk karşılaşması Danimarka ile idi. Ülke turuncuya boyanmıştı.  2012 Dünya kupasında ikinci olan Hollanda’nın Danimarka karşısında galibiyeti bekleniyordu. Ancak ilerleyen saatlerde birinci yarı Danimarkalıların attığı golle kapandı. İkinci yarıda da pek etkili olamayan turuncular  Danimarka’ya 1-0 yenildiler. Toplantıdan çıkmıştım. Yine sokakda bir sessizlik bir sukunet hakim neredeyse tam bir yas havası esiyor. Bisikletimin yönünü eve çevirdim.  Bilgisayarımın başına oturup gelecek hafta programladığımız Hollanda Malatyalılar etkinliğine odaklandım. Bana ilginç gelen şey; maç başlamadan ve başladıktan sonrada sesszilik ve sukunetin devam etmiş olmasıydı.  Eğer maçı Hollanda almış olsaydı, muhtemelen ortalık bayağı şenlenecek ve gürültüye boğulacaktı.  Hollandalıları tanıdığım kadarı ile  eleştiriye ve yenilğiye hiç tahamülleri olmaması. Her ne kadar eleştirive yenilgi karşısında sogukkanlılıklarını korusalar da,  bağırıp çağırmasalar da, yüksek sesle ağlamasalar da, yani belli ettirmemeye çalışsalar da  yenilgiye ve eleştiriye açık olmamalarıdır. Pohpohlamayı çok severler. Daha birinci maçta hemen kurb... Devamı

Bir Kitap, bir Hayat!

2012-06-08 21:36:35
Bir Kitap, bir Hayat! |  görsel 1

Hüseyin Aslan " Değerli canlar büyük bir çalışma özveri sonucu yazıp hazırladığım, BASAK KÖYÜ VE ÇEVRESİ GEÇMİŞ YAŞAMI TÜM ADET GELENEKLERİ isimli ikinci kitabımın baskısı yapıldı. Herkesin zevkle okuyabileceği gibi, kitabımı özellikle Basaklı'yım diyen her köylümün okuması gerekliliğini içtenlikle tavsiye ediyorum.  Kitabı sevgili Ankara ve İstanbul dernek başkanlarımız Memet Akkaya ve Veli Doğan'dan, Köyde bizzat benden ve Ecevit in kahvesinden temin edebilirsiniz." Devamı

Ihlamur Ağacı

2012-05-22 14:40:48
Ihlamur Ağacı |  görsel 1

Mayısın yeşiline de doyum olmuyor. Ekseriyetle soğuk kış günlerinde çay olarak tükettiğimiz, Ihlamur ağacının çiçekleri yanısıra kadar baharda taze yapraklarıda yenilebilir şifalı ağaç türlerindendir. İsteyen sarma yapar, isteyen çorba isteyen de çay olarak içebilir. Soğuk algınlığına ve nefesborusu iltihaplanmasına iyi gelen bu ağacın çiçeğinin ayrıca mest edici ayrı bir kokusu var. Benim evin sokağında 10-15 metre aralıkla onlarca ıhlamur ağacı var.  Şanşlı sayılırım. Amsterdam yeşil bir kent. Bataklık ve orman ağaçlarının yanısıra  parklarında ve sokkaklarında meyva ağaçlarıda bulunmakta. Toplam şehir nufusunun üçte biri kadar ağaç var. Üç kişiye bir ağaç düşüyor. Darısı, ağaçsız yeşilliksiz, betonlarla doğası ve ve de dokusu bozulmuş şehirlerin başına. Yaşanılası Şehir Amsterdam, boşuna laf olsun diye söylemiyoruz hani. Hel güneşli günlerde şehrin tadına doyum olmuyor. Sırf bu yüzden, insanına ısınamadığım bu şehre aşığım desem azdır.  Galiba yaşlandıkca daha fazla tutunuyorum bu şehre. Bir hikmeti olsa gerek. Ama yine de benim gönlümde doğum büyüdüğüm topraklar var.  Ömrümün son yıllarını geçirmeyi hayal ettiğim köyüm var. Devamı

Bugün 19 Mayıs 2012

2012-05-19 12:50:16

Anavatanım Türkiye’de  “Gençlik Spor Bayramı”  olarak kutlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gençliğe armağan olarak sunduğu bugün,  Ulusal Bagımsızlık ve Kurtuluş Günü’dür. “Cumhuriyet’in temelinin laik bir dünya görüşüne dayalı olduğu hiçbir zaman unutulmamalı ve bu gerçek gözden kaçmamalıdır. Zira Türk halkı teokratik yönetimden çok acı çekmiştir. Geri kalışının nedenleri arasında bunun önemli bir yeri vardır.”  Mustafa Kemal ATATÜRK, 1930 - Kırklareli   İşğal altındaki Osmanlı İmparatorluğu’nun işgalcilerden kurtuluşu için Anadolu’ya geçen ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’da Samsun’a ayak bastığı gündür. Esarete karşı özgürlüğün , karabasana karşı aydınlığın, atıllığa ve yılgınlığa karşı cesaretin ve başkaldırı ateşinin yakıldığı bugünde Türk uyruklu bir insan olarak uzaktada olsak kayıtsız kalmak, esarete ortak olmak  demektir. Bugün hava Amsterdam’da sabah 15 derece. Öyleye doğru 20 dereceyi bulacak. Burası için sıcak bir gün sayılır. Basketbol topumu aldım, evimin yakınındaki oyun sahasında, yarım saatten fazla bir süre potaya top attım. Bir yandan beden hareketleri yaparken, bir yandan da beyin cimnastiği gerçekleştirdim. Kendimce bugünü kutlamaya başladım.   Dün akşam Hollanda Atatürkçüler Derneği’nin yemekli 19 Mayıs Kutlaması’na davetli idim.  Oğlum bende olduğu için gidemedim.  Bu akşam ise Hollanda Türk Federasyonu’nun 9. Olağan Büyük Kurultayı’na Hollanda Malatyalılar Platformu’nu temsilen davetliyim. Başkanımız Ali Merdan Alp ve saymanımız Reşat Kaya ile birlikte katılacağız. Şöle... Devamı

Bir futboltunuvası ve amatörlük

2012-05-13 18:04:41

Anteramanlarına bir iki aydır katıldığım FC Ankaraspor'un katıldığı  turnuvadan görüntüler. 12 Mayıs 2012 Amsterdam Devamı

KARAR

2012-05-12 12:55:08
KARAR |  görsel 1

    DECISION !!! De sun rises up                         from the east And sets on darkness                        in the west Like a fieryred stamp   No one can cahange The way things are going Neither God nor his mortals   KARAR Güneş hep Doğu'dan kalkar Saplanır zifri karanlığına Batı'nın Kızıl korlu bir damğa gibi Değiştiremez hiç bir güç Bu ölümcül akibeti Ne tanrılar ne de kulları   Mart 1996 Torquay-Engeland     Devamı

ALEVİCİLERDEN (*) NEDEN UZAK DURUYORUM?

2012-05-10 11:50:16

ALEVİCİLERDEN (*) NEDEN UZAK DURUYORUM? Geçen sene sonu başımdan geçen tatsız bir olayın hatırlattıkları: Amsterdam 12.11.2011 tarihli 't Gooi Cem Evi Açılışı Dayanışma Gecesi davetsiz misafir olarak kalabalıktan ite kalka içeri girdim. Gerçi babamın aldığı bilet vardı elimde. İçeri girerken gösterdim. Sonrada bu telaşımdan dolayı rahatsız olup, kasada duran bayana aceleciliğimden dolayı özür diledim. Girişde iki sıra vardı. Biri önceden bilet alanlar, diğeri de kasadan bilet alacak olanların oluşturduğu sıra. Geceye ilgi büyük idi ki sıra kalabalık, görevlilerde heyacanlı ve telaşlı idiler. Bende proğramda yer alan hemşerim  İhsan  Güvercin’le görüşüp  2012 yılı Mart ayında gerçekleştirmek istediğimiz Malatyalılar Şenliği proğramına davet etmek üzere acele edip bir an önce içeri girmek için kapıya yöneldim. Gözüm proğramın yöneticisi hemşerim Hüseyin Şahin’i aradı. Bu arada kasada duran eniştesi Ali karşılaşıp merhabalaşdık.  Hüseyin ile görüşmek istediğimi ilettim.Hüseyin bir ara salona geldi telaşlı ve heyacanlı idi. İsteğimi ilettim. "Tamam abi " dedi, "Yanlız şimdi çekimde" deyip gitti. Üstelemedim.  Hüseyin, Ercan çocukluklarıdan tanırım. İyi bir iş çıkardıkları malum. Onları teprik ederim. Ben salonda Hüseyin’den cevap beklerken, gözüme Adnan Dalkıran ile  Mustafa Ayrancı’nın misafirlerin olduğu odaya girdiklerini gördüm. Bunlar ve bunlara benzeyen kişilerin davet edildiği, protokolda ağırlandıkları ortamlarda bulunmak ne sıkıcı bir durum gelin siz bana sorun. Bu arada beklerken, bende tanıdıklarla merhabalaşıp sohbet ediyorum.  Bir hafta sonra gerçekleşecek olan Hollanda Malatyalılar Toplantısı’nın... Devamı

Üç Fidan

2012-05-08 15:58:51

6 Mayıs 1972. Hürriyet Gazetesi Samimi bir yazı: Hayrullah Mahmut'un, Oybirligi isimli email grubunda bugün yayınlanan yazısından alıntıladım. " ... Üç Fidan!? Deniz Gezmiş,Hüseyin İnan, Yusuf Aslan! Üçü de devrimci! Üçü de hakiki sol’cu! Üçü de tam bağımsızlıktan yana taraf… Üçü de emperyalizme isyan! Üçü de bugün hayatta olsaydı, muhakkak, o dönemki bazı arkadaşları gibi “kula kulluk etmez”, BOP Eş Başkanları’na uşaklık etmezlerdi. AKP’ye kendilerini kullandırmazlardı. Ne var ki, bu tür anma törenlerinde en çok devrim ruhlarını satanlar, BOP’çulara kiralayanların sesi çıkıyor. Demem şu ki: Darağacına asılan“üç fidan”a (Turkuaz) belgesel çekenler ile “Mustafa” (Turkuaz) belgeseli çekenler, çektirenler, içerik boşaltması yaptıranlar, aynı küresel adres’in uzantısı değil mi?! O halde, neye hizmet, kime hizmet?! O gençler, popüler kültür üzerinden ihanete ortak edilsinler diye mi darağacında son nefeslerini vermeyi kabul ettiler yoksa Tam Bağımsız Türkiye inadından vazgeçmedikleri, geri adım atmadıkları için mi?! Evet, diğer Dündar elcevap: ?! ..." " Denizlerin mirası" na sahip çıktuıklarını her platformda usanmadan söyleyen ve kendilerini sosyalist olarak sunan parti- grup, nedense onların o günkü savunduklarını bugün inkar ediyorlar veya toptan karşı duruş sergiliyorlar. Gecmişi olmayanların, bir daldan bir dala, bir cepheden karşı cepheye savrulmaları anlaşılır bir durum. Artık, emperyalizme karşı sözü ve duruşu kalmayanların, Denizlerin, Mahirlerin, Mustafa Kemallerin mirasına sa... Devamı

Veliyettin Hürrem Ulusoy - 2

2012-05-06 10:37:09

" Günümüzde Alevi-Bektaşi toplumunun içindeki bölünmüşlüğe son vermenin; Dede Ocaklarının ve Babagan Kolunun inanç temelinde birliğini kurmanın; geçmişimizin rehberliğinde bu birliğin çağa uygun örgütlenme biçimlerini bulmanın son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bu birliği, geçmişte olduğu gibi bugün de hepimizin Serçeşme bildiğimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın manevi önderliğinde kurmanın olanaklı olduğuna inanıyoruz. Bu birliğin sağlanması "Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım" düsturumuzun gerçekleşmesi yönünde atılmış en büyük adım olacaktır. Bu birliği başarmak için hep birlikte kalpten inanmak ve aşk ile çaba sarf etmek gereklidir. Dedegan, Babagan ve Çelebi koluna mensup dede ve babaları, zâkir ve rehber gibi hizmet sahiplerini bir araya getiren bu toplantılar umarız birliğimize hizmet eder. Hak-Muhammet-Ali yardımcımız, Hızır yoldaşımız olsun. Veliyettin Hürrem Ulusoy Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini " ... Devamı

Veliyettin Hürrem Ulusoy - 1

2012-05-06 10:35:03

Serçeşme'nin Yeniden Yapılanma Önerileri 21 Ocak 2011 Günümüzde Alevi-Bektaşi toplumunun içindeki bölünmüşlüğe son vermenin; Dede Ocaklarının ve Babagan Kolunun inanç temelinde birliğini kurmanın; geçmişimizin rehberliğinde bu birliğin çağa uygun örgütlenme biçimlerini bulmanın son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bu birliği, geçmişte olduğu gibi bugün de hepimizin Serçeşme bildiğimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli Dergâhı'nın manevi önderliğinde kurmanın olanaklı olduğuna inanıyoruz. Bu birliğin sağlanması "Bir Olalım, İri Olalım, Diri Olalım" düsturumuzun gerçekleşmesi yönünde atılmış en büyük adım olacaktır. Bu birliği başarmak için hep birlikte kalpten inanmak ve aşk ile çaba sarf etmek gereklidir. Dedegan, Babagan ve Çelebi koluna mensup dede ve babaları, zâkir ve rehber gibi hizmet sahiplerini bir araya getiren bu toplantılar umarız birliğimize hizmet eder. Birliğimizin sağlanmasına yönelik olarak yapılması gerekenler üzerine görüşlerin ortak çizgileri şunlardır: 1 -- İnanç ve erkânlarımızda kurumsallaşmayı geliştirecek adımlar atmalıyız. Örneğin: • Hizmetlerimizi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak için Dede, Ana, Baba, Zâkir eğitimini düzenlemeliyiz. • Cemlerimizin karşılaştığı bozucu, yozlaştırıcı tehditlere karşı "Yol bir, sürek bin bir" anlayışını unutmadan önlemler almalıyız ve cemlerimizin inancımızın özüne yaraşır bir şekilde yapılmasını sağlamalıyız. • Cenaze ve lokma hizmetlerimizin yolumuz erkânına göre yapılmasını sağlamalıyız. • Alevi-Bektaşilik üzerine bilimsel ve eğitim çalışmalarını teşvik etmeli, mali olarak desteklemeliyiz. Bu konuda bir yapı kurmalıyız, üniversitelerle işbirliği... Devamı

Düğün Evi, Muhabbeti

2012-05-06 10:32:32

Türk geleneklerine uygun olarak gerçekleşen düğünden bir bölüm. Düğünevinde aile büyükleri, köy yaşlıları ve köy iradecilerinin katıldığı sazlı sözlü içkili yemekli- mezeli muhabbet. Temmuz 2007 Devamı

Muharrem Sohbeti'nden bir bölüm

2012-05-06 10:29:56

Wuppertal Alevi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen Muharrem Sohbeti'nden bir bölüm Devamı

Daralan ruhunu at dışarı

2012-05-05 20:28:08
Daralan ruhunu at dışarı |  görsel 1

  Yanlızlık mı çekiyorsun Tezce çık kabuğundan Daralan ruhunu at dışarı Çevir yüzünü arşa Aç bak gözlerini, yıldızları ara Gündüz, gece demeden Köküne bak, dallarını süz ağaçların Tomurcukları, patlayan çiçekleri incele Varmı, yokmu diye kendine sormadan Şakırdayan yaprakları, kuş seslerini dinle Süzülüp akan ışığın yapraklardaki haline bak İnsanlara bak, ışıldayan gözleri fark edeceksin Boncuk boncuk parlayan bir bebeğin bakışını Görüp de yaşadığını hisedeceksin İçinden bir ah çıkacak, oh be diyeceksin Mutlu olduğunu  duyumsayıp şükür edeceksin Yanlız olmadığını bilip evine döneceksin 21 Mart 2012 Amsterdam Devamı

30 Nisan Koningsdag - Kraliçegünü

2012-05-01 20:35:44
30 Nisan Koningsdag - Kraliçegünü |  görsel 1

Güne bir damga ile başladım.  Soguk bir sabah havasının ardından güneş doğdu. Sokaklar ısınmaya başladı.  Her 30 Nisan'da görmeye alışık olduğum caddeleri dolduran turuncu agırlıklı renklerin sıcaklığı şehri haraketlendirmeye yetiyor. 1949 senesinden bugüne Kraliçegünü olarak kutlanan bu tatil günü, Hollanda'nın en yıgınsal ve renkli kutlanan ulusalgünü. Turuncu aynı zamanda Hollanda monarşinin simgesel rengi. Bildiğiniz gibi Hollanda bir çok Avrupa ülkesi gibi monarşik bir rejime sahiptir. Hollandalıların çoğunluğu bugün Kraliçelerine ve Kraliyet Ailesi'ne karşı saygılı vede sevecendirler. Kavga yerine uyumu ve barışcıl uslubu tercih ederler. Elinde kılıç olan aslan semboli, iktidarı ve silahlı gücü sembolize eder. Pasifiklerde, Güney Amer'ka'da ve Karayibik adalarında edindikleri sömürgeler, Hollandalı(!) simsar- sömürgeci tüccarların sahip olduğu parasının ve tatlı dilin sonucu degil, askerinin elindeki kılıcın keskin yüzünün ürünüdür. Haksız kazancın ve zorla gasp edilen değerlerin toplandığı bu ülkede yaratılan değerlerde, Uzakdoğu halkların, Karaderilerin, kanları ve terlerinin ahı ve hakkı vardır. Hollandalıların bu günde aşırı-şuursuzca tepinip zıplamalarına fazla şaşmamak lazım.  Uzatmadan yüzümdeki damgaya geçeyim. Şehrin merkezindeki parklarda özellikle çocuklara oyuncaklarını satmak, becerilerini ve yeteneklerini göstermek için yolkenearlarına sergi açarlar. O gün Hollanda büyük bir açıkhava pazarına döner. Agırlığı eski malzemeler olan sergide adeta bir değiş tokuş yaşanır. Bu yılda öyle oldu. Ben parkta yürüyerek  geçerken, 10-11 yaşlarında biz kız çocuğu " bayım bayrak... Devamı

Veli Yıldırım - eyvah eyvah ömrüm eyvah

2012-04-28 11:04:30

Kardeşim Veli'nin kendi evinde, tümör ve epilepsi ameliyatından sonra ilk defa gerçekleştirdiği sazlı ve sözlü sohbeti.  Nisan 2011 Devamı

Seyit Yıldırım - kalmadı gözümde sarayı hanı

2012-04-28 10:50:41

Kalmadı Gözümde Sarayı Hanı kalmadı gözömde sarayı hanı oy bizim elleiri göresim geldi yıllar yılı özlemişem cananı körpe kuzuları göresim geldi unutmadım malatyanın ilini dağlar aldı nergizini gülünü yama daglarında yayla yolunu şu bizim yaylaları göresim geldi bahar gelir ören yolların dolar çigdemler nergize hal hatır sorar aklıma geldikce gözlerim dolar oy bizim elleri göresim geldi mayıs ayı dolar yayla yolları başımıza yastık ettik otları yaman olur çorpelidin kurtları oy bizim yaylaları göresim geldi yolaşanın navruzları açtımı kartal kayasında durna uçtumu bizim evler yarpuzluya göçtümü bizim yaylaları göresim geldi ömrümün baharı gurbette geçti bagrıma onunmaz yaralar açti yolumuz stuttgart kölüne düştü su bizim elleride göresim geldi kul seyidim derki bagrım sızılar hasretlik acısı yüregim yakar aklıma geldikce gözlerim akar oy bizim elleri göresim geldi Seyit Yıldırım Devamı