wadden eilanden

2014-09-24 14:41:00

  Voor Jou   Op de Wadden weg Aan de Noordzee Toen je me Voor de eerste keer zag Had ik je gevraagd Of ik jou mag kussen   Gelukig Je verrast me ook niet   Het is herfst op het Wadden eiland Het weer was feller Noorder wind waait harder Tussen het blonde haar van mollige duinen Onder het vele licht van de zon Stralen de duinen als De glimmende billen van De rennende wilde paarden   Toevallig loop ik op het strand Met mijn blote voeten Ik ben van hem en hij van mij geworden Ik loop nog harder Achter de paarden aan Het lijkt een oneindig marathon Tot dat de wind moe wordt   Ik ben niet alleen Op de fijn malende Witte zanden van deze wadden De zee  dirigeert  ons allen Wat op de kust beweegt Dat de zon op de hoogte breekt De zee is teruggetrokken Net zoals een brave hond Met zijn staart tussen de benen   Achter het eb Alles maar alles is witgewassen Door schuim van zee zout Zand lijkt zo mild als een pas geboren kind het duin lijkt zo naakt als een mollige Hollandse meid   Alles maar alles Klein maar groot Meeuwen, krabben, maken Haar levensvatbare taken Ik kan me niet meer stijf houden Ik gooide mijn droog vel in de zee Het zoutige koude water streelt tussen Mijn krullige zwarte haren Ik heriner me, me dat ik gelukkig was   Wanneer ik weer naar jou kijk Dan besef ik me al weer Waarom ik van jou hou     ... Devamı

Amsterdam tartismalari ve ben...

2014-09-24 04:28:00

SAVASMAK DURURKEN BARIS BENIM NEYIME MI? "Amsterdam Tartismalari" isimli etkinlik Veyis Gungor'un basarili calismalarindan biridir. Bu son etkinlikde; tartismadan cok konferans havasinda gecti. Veyis Gungor ozetini yayinladigi icin ben deginmeyecegim. Bu etkinlige zaman zaman, zamanin oldukca katilmaya calisirim. Son bir kac aydir yogun ve de yorucu bir calismanin icerisinde oldugumdan ic ve dis gelismeleri sicagi sicagina takip edemiyorum. Hollandaya Turk isci gocunun 50 senesi doldu. Hala yarim bireyleriz. Bir yarimiz Turkiyede bir yarimiz burada. Egemen Hollanda-Yerli kulturu bizleri hala tam olarak kabul etmiyor ve etmek istemiyor. Uc maymunu oynuyorlar. isleri dustugunde hatirliyorlar. Irkcilik, ayrimcilik sadece karsisindakini ezmiyor, kendi kendinin de inkari bir nevi. Yillarin dislanmisligi, baskisi, ayrimciligin ve irkciligin etkileri radikal cikislar olarak sivriliyor...Ikiz kulelerden sonra iyice su yuzune cikti. Siz biz ayrimi iyice derinlesti. Saygi ve sevgi, baris ve hosgoru, tehamul ve uyum yerine otekilestirmeye, dislamaya, dusmanolarak gormeye birakti. Adi konsun veya konmasin, Dunya acik, ortulu, bir sicak-soguk karisimi savas halinde. Ekonomik krizler savaslari korukleyen ozelligi tekrar ediyor. katledilen bebekler, basi kesilen siviller, bogulan insanlar, siradanlasan goruntuler olarak zihinlerimize isledi. Konuya donersek; radikalizim, teror, savas ve kriz tekrar gundemizi bogan konular. Konu Hollanda'da Turkler ve radikalizim olunca dedik ki bu kadar savas isteyen oldugu ortamda kucukde olsa bir BARIS mesalesi yakalim dedik...Dediler ki! Ya Ahmet isin gucun yokmu senin? Bak bir mekan actin ugrayan bile yok! Sinek bile avlayamiyorsun. O sinekle bile baris istiyorsun..Nasil kapatacaksin ( borclari) kevgire donmussun. Neyle ve kimle baris istiyorsun? Dedim ki: Oncelikle kendimle baris istiyorum,.Sonra herkesle, hayvanlarla, ve tum dogayla baris istiyorum. Bariscil yaklasmak vede bariscil yasamak istemek cok mu aykiri-uc bir ... Devamı

Stichting Troya - Troya Cafe

2014-08-29 22:59:00
Stichting Troya - Troya Cafe |  görsel 1

Het Troya Café  is een gezellige, interculturele ontmoetingsplek voor mensen met diverse achtergronden. Het is een podium voor o. a. livemuziek, lezingen, poëzievoordrachten, kunstexposities, workshops, vergaderen, denkspelen en eetclub. Ons Café is een gelegenheid met gevarieerde Mediterrane hapjes. Wij serveren ontbijt, lunch en tapas-gerechten. Koffie, thee en drank worden de hele dag geserveerd. Wij hanteren doorgaans een bezoekersvriendelijke beprijzing. Openingstijden: maandag t/m vrijdag van 08:00 uur t/m 22.00 uur; in de weekenden van 10:00  t/m  24:00 uur. Live muziek Troya Café is een geschikt podium en ideale ontmoetingsplek voor muzikanten en liefhebbers van  muziek. Lees café Eens per maand organiseren we een discussiebijeenkomst over een sociaal relevant onderwerp. Dit onderwerp kan verband houden met literatuur, actuele thema’s, politiek, filosofie, kunst etc. Kunstexpositie Maandelijks zullen er één of meerdere exposities plaatsvinden. Eetclub Wekelijks zal er een gerecht bereid en geserveerd worden. Iedere keer gaan we uit een andere  cultuur een gerecht kiezen. Denkspel club Backgammon en schaken: elke donderdag van 18:00 t/m 22:00 uur. Aanbieding activiteitenruimte Wij bieden ruimte voor belangstellende individuen en groepen om gebruik te maken van onze activiteitenruimte. Heeft u belangstelling, wilt u meedoen, heeft u een suggestie, wilt u vrijwilliger worden, sponsor of donateur worden? Kom dan even langs of neem anderszins contact met ons op. Adres: Borgerstraat 102, 1053 PW Amsterdam-West (Kinkerbuurt) www.troya.nl, email: info@troya.nl, tel:020-3419319  ... Devamı

ayilar neden armudun iyisini....

2014-08-29 22:53:00

  OOOO PEREN BOOM! OOOO ATOOMBOM! APPEL BOOM APPELEN BOMEN APPELS BOOM APPELS BOMEN PEER BOOM PEREN BOMEN PEEREBOOM WIE WEET DAT DE BEEREN DE LEKKERSTE PEEREN HOUDEN? WAAROM DE BEREN EET NIET MEER PEREN? WAAROM VLIEGEN DE RUSSEN BOVEN ONS MET ATOOMBOMMEN? O GELUKKIG LEEF IK NOG! O MIJN GOD BEWAART MIJ . BEWAARD ONS BEWAARD NEDERLAND BEWAARD DE WERELD MOET IK IETS DOEN? MOET JIJ WAT DOEN? ????????????????? WAT KAN IK DOEN? WAT KAN JIJ DOEN? WAT KAN ONZE REGEREN DOEN? WAT KAN ONZE KONING DOEN? WAT KAN NAVO DOEN WAT KAN IK DOEN? WAT KAN JIJ DOEN? DOEN WIJ WAT? MIJN ADVIES IS NIKSTE DOEN DOOR GAAN PEREN ETEN! WEET JIJ DAT DE BESTE PEREN GROEIT IN MIJN STREEK? VRAAG NIET WAAR IK VANDAAN IK KOMT BEN. ZOEK MAAR UIT. DE WERELD IS IN JOU HAND Devamı

Lalenin dili olsa

2014-04-30 09:43:00
Lalenin dili olsa |  görsel 1

Lalenin dili olsa biz insanlara neler demezdi ki! Devamı

Geleceğe dair

2014-04-30 09:40:00
Geleceğe dair |  görsel 1

Geleceğe dair mutlaka bir şeyler söylemeli Ne geçmişi unutmalı nede  tekrar etmeli Yerinde ve zamanında  kıvamında söylemeli Devamı

Dalda kedi var kediiiii!!!!!

2014-04-04 09:50:00
Dalda kedi var kediiiii!!!!! |  görsel 1

" DEĞER Mİ HİÇ !" Seçim sayım sırasında, farklı seçim bölgelerinde kesilen elektiriklere kızan seçmene enerji bakanın cevabı böyle: Trafoda kedi vardı! Bu yüzden elektirikler kesildi. Mart sonu ilk yazın başladığı günün döndüğü, havaların ısınmaya başladığı, kuzey yarım kürede doğanın yeniden canlandığı çiçeklerin açtığı, çimlerin filizlendiği, ağaçların tomurcuklarının patladığı, göçmen kuşların gelmeye başladığı, yumurtalarını bıraktıkları, kedilerinin de hormonların değişmesinin etkisi ile evden dama çıktığı, gırmegü olduğu bir dönem. Evin içi ve sokağın seçimler neeni lie haraketli geçmesi, bütün gece elektiriklerin kesilmemesi ve dolaysıyla karanlık olmaması, kedilerin insanların yüksek geriliminden payını almamak için dama ve trafolara sığınması, elektiriklerin kesilmesine neden olmuş diyebiliriz!  Şaka gibi değil mi? Her sabah olmasada uyuşukluğumu gidermek için sabah yürüyüşü ve beden ısındırma haraketleri yapmak üzere evime yakın olan yeşil parka gidip gelirim. Bu yürüyüş ve beden ısındırma haraketleri sırasında düşünme , fikir yürütme plan yapma imkanı da yakalamış olurum. Parkda yürürken karşımda gelen yaşları 12 ila13 arasında olan biri erken biri kız, iki okul kaçkını çıktı. Esmer tenli ve siyah saçlı Türk olduğundan yüzde yüz emin olduğum çocuğun sağ eli, kıvırcık saçlı kara tenli kızın omuzunda atmış kıza yaslanarak yürüyen bu kaçkınları utandırmamak için biz gözucu ile onları süzdükden sonra yoluma devam ettim. Dün akşam arkadaşlarımla bir bardak sade rakı aldım. Mezesiz içilen rakı bir kadehi geçince alkol fazla alındığında vücuda olumsuz et... Devamı

SEÇİM ÖNCESİ VE SEÇİM SONRASI

2014-04-01 07:19:00
SEÇİM ÖNCESİ VE SEÇİM SONRASI |  görsel 1

30 Mart 214  Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yerel seçimler gerçekleştirildi. Seçimden bir kaç gün önce  kaleme alımış olduğum bir yazı ile seçimden bir gün sonra  facebookda paylaştığım yazılar. TC 30 Mart Yerel Seçimleri adından KAZANIRKEN KAYBEDENLER! Bu seçimin baş kazananı AKP ve Erdoğan"dır! Bu seçimde hem kazanıp hemde kaybedeni Sarıgül ve Yeni CHP'dir. Bu seçimin yarım kazananı BDP ve Öcalandır! Bu seçimin parça parça kazananı MHP ve Bahçeli'dir! Seçimim asıl kazananı ise; küreselleşme adını verdikleri yeni dönemin yükselen alçak değerlerinden menfaatcılık, maddiyatcılık, bölücülük, kamplaşmadır. Partiler ve arkalarına aldıkları güç odakları bu başarının asıl sahibidir. Bu seçimin kaybedeni her zamanki gibi; seçime aylar öncesinden odaklanan, enerjisini ve gücünü, aklını ve fikrini seçime adaylara ve partilere kaptıran esir eden halktır-millettir ! Bu seçimde partisi, inandığı değerler ne olursa olsun; aklı, fkri, vicdanı ve arzusu ile halkına, milletine vatanına hizmet etmek için aday olan, kazanan ve kazanmayanlara bir sözüm yok. Sözüm söylediği ile yaptığı arasında uçurum olanlara. Sözüm her fırsatta ekonomiden gelirden dem vuranlar; boşa savrulan milyarlarca parayı karşılıksız emeği, havaya üflenen umutları, birbirlerine düşmanlaştırılan-kamplaştırılan, günülleri kırılan, hayal kırıklığı ve kaybetmenin getirdiği hüsranı yaşayanların durumundan bir nebze olsun vicdan azabı çekmeyenlere. Hiçmi düşünmezler bu insanların tekrardan umudunu ve üretim ve yaratıcılık isteğini yeşertmeye, onarmaya onlarca yüzlerce milyarlar harcanacağının hesabını yapm... Devamı

21 MART YENİ GÜN, YAZIN BAŞLANGICI

2014-03-22 20:01:00
21 MART YENİ GÜN, YAZIN BAŞLANGICI |  görsel 1

HOŞ GELDİN SULTAN NEVRUZ! BAHAR BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN! 21 Mart " Nevruz, baharın ilk günüdür ve bu gün kuzey yarım kürede bahar ekinoksunun (günün eşitliği) oluştuğu gündür. Güneşin ekvatora dik açı ile gelir. Gece ve gündüz birbirine eşitlenir. Ayrıca hem kuzey hemde güney kutbu aynı anda gündoğumu hattındadırlar ve gün ışığı her iki yarımküre arasında eşit olarak paylaşılmaktadır." Nevruz Hz. Ali'nin doğum günü olarakda kutlanan Nevruz tüm insanlığa kutlu olsun! Pasifik okyanusundan Atlas okyanusuna kadar geniş bir alanı kaplayan kuzey yarım kürede Nevruz baharın ilk gününü dolaysıyla yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Türki cumhuriyetlerde resmi bayram ve tatil günü olarak kutlanan Nevruz, yanısıra, İran'da da kutlanmakdadır. 1995 yılından itibaren Türkiye'de resmi bayram olarak kabul edilen Nevruz, resmi törenler yanısıra halk tarafından farklı etkinliklerle de kutlanmaktadır. MEMLEKETTE DEMOKRASİ VAR! BDP "Demokrasi, federasyon, özerklik. özgürlük" adı altında, bölünme, parçalanma, iç savaş provası yapıyor. Medya ve siyasetciler ayrılık ataşına körükle gidiyor! Ülkede, bir yandan yasaklar diğer yandan silahlı saldırılar, infazlar, hakaretler, teditler, ağlamalar, sızlamalar, diğer yandan daha çok bölünme, daha çok sömürülme, daha çok köleleştirilme, kim daha çok çaldı, benim hırsızım masum, benim katilim haklı, seninkisi melun ve zalim kavgası yaşanıyor. Nevruz-Nevroz Bayramı kutlama yerine cehennem provaları yaşatılıyor. MEMLEKETTE BAYRAM VAR! PARDON BAYRAM YERİNE  İSYAN VAR! Siyasal Kürtcülerin ve Türkçülerin sadece kendi tekellerine almak istedikleri Nevruz Ay... Devamı

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

2014-03-18 21:43:00
ÇANAKKALE  GEÇİLMEZ! |  görsel 1

TARİHE BİR NOT: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! YA HEP BERABER YADA HİÇ BİRİMİZ! " ÖNCE VATAN" DİYEN ŞEHİTLERİMİZİN ANISINA BİR NEBZEDE SAYGISI OLANLARA DİYECEK SÖZ YOK. BU SÖZ: KIŞ UYKUSUNDA OLANLARA; VATANIN BÖLÜNMESİ ÜLKEMİZİN VE DÜNYANIN YENİ BİR CEHENNEME DÖNMESİNİ İSTEMEDİĞİ HALDE PEMBE RÜYA GÖRENLERE; DİN VE MEZHEP FARKLILIKLARINI KULLANARAK NEMALANAN, MİLLİYETCİ HİSLERİ İSTİSMAR EDEREK KÖŞE DÖNEN DÜZENBAZLARA; ALLAH VE TANRI ADINA BAŞ KESEN, BEBEK KATLEDEN CANAVARLARA; İNSANİ DEĞERLERDEN NASİBİNİ ALMAMIŞ, YAŞAMI SADECE YEME İÇME VE EĞLENME ÜZERİNE İNŞA ETMİŞ AKLI VE FİKRİ İLE SERVETTEN BAŞKA BİR DEĞER TANIMAYAN KÜRESEL TEFECİ VE TİCANİLERE; ADALET, KARDEŞLİK, İLERLEME ADINA HALKLARIN EMPERYALİST SAVAŞLARDA KIRILMASINA, KİN VE ACI TOHUMLARININ ATILMASINA SEBEP OLAN SAVAŞ VE ÇATIŞMALARA HER PROVAKASYONA VE OYUNA ALET OLANLARA; AKLINI VE VİCDANINI SOROS, KÜRESEL SERMAYE, EMPERYAL GÜÇ ODAKLARINA SATAN VE KİRALAYANLARA; BOP SÜRECİNDE VATAN SATAN, ŞEHİT KANI İLE YÜZME HAVUZU YAPTIRANLARA, BALKANLARDA, KAFKASYADA, AFRİKADA ORTADOĞUDA MİLYONLARCA MÜSLÜMANIN KANINA GİRENLERE, SESSİZ KALANLARA, ALET OLANLARA; YOKSUL VE İŞSİZ GÜÇSÜZ GENÇLERİ, ÖZGÜRLÜK, İNSANHAKLARI, DEMOKRASİ GİBİ MEDENİ DEĞERLERLE KANDIRIP, AKILARINI VE BEYNİNLERİNİ KİRALATANLARA, İNTİHAR SALDIRILARINDA HARCATANLARA; HAKLI VE MEŞRU İSTEMLERİ HAKSIZ VE MEŞRU OLMAYAN YOLLARA SÜRÜKLEYİP İSYAN ETTİRİP KARDEŞ KANI DÖKTÜRENLERE VE DÖKENLER DUYSUN!!! RAHAT YATAMAYACAKSINIZ! ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ GEÇİLEMEZ!... Devamı

GELİNCİKLERİ ÖZLEDİM

2014-03-18 13:54:00
GELİNCİKLERİ ÖZLEDİM |  görsel 1

MALATYA ' DA  AFYON ( HAHHAŞ ) KENDİR ÜRETİMİNİ YASAĞI NE ZAMAN KALKACAK? Geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan rakımı 1300 civarında olan bir köyde doğdum ve büyüdüm. Bu köy Malatya  Hekimhan ilçesine bağlı Basak Köyü. O dönemde herkes gibi bende yürür yürümez eli değnek tutar tuzmaz kah sığır güttüm, kah tarlada ırgadın suyunu ekmeğini taşıdım, kah bahçede bekçilik yaparak büyüdüm. " Ekmeğini taşdan çıkartan" deyimi tamda bizim Basaklılar için söylenmiş bir söz idi. Taşlı ve engebeli bir araziye sahip olan köyümüzde daha yasaklanmadığı dönemlerde haşhaş ve kendir ekimi yapılırdı. Haşhaş sütü ve tohunu genellikle satılır, geriye kalan tohumnu ezilerek kömbe ve içli köftede iç olarak kullanılırdı.  Kendir tohumu kavurga dediğimiz bugday ve keten tohumunnun sac üstü kızartılarak yenilir idi.  Içine ceviz ve kuru dutda karıştırıldımı, tadından “ yeme yanında yat”  derdik.  Kendir otu ise dokuma, ip halat yapımında  kullanılan değerli bir bitki türüdür. Bugün besin değeri ve kazancının hesabı dahi yapılamayan bu değerli bitkilerden mahsur kalan köylülerimiz o yıllarda yoksullaştı, şehirlere ve Avrupa’ya göçe mecbur bırakıldı. Bizde soluğu seksen başında Kuzey Okyanusu kenarında yüzeyi deniz seviyesinin altında bir ülke olan  Hollanda'da aldık. Cemrenin toprağa düştüğü bu günlerde aklım hala köyde takılı .  Kulaklarımda  bugün hal öküzleri ile tarlaları süren ( toprağın harmanlanması) tohum eken  çiftçilerin “ ho ho” sesleri çınlamakta. Baharın ısıtmaya başladığı neminin kokusu ile güç bulup dedelerimizin ... Devamı

ALLAH KİMSENİN OCAĞINI SÖNDÜRMESİN!

2014-03-15 20:42:00

OCAK AYI KUZEY YARIM KÜREDE SICAK GEÇİYOR 20  Ocak 2014 Amsterdam Ocak Türkçe sözlük anlamı: Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma,ısınma gibi amaçlarla kullanılan yer. Ocak (January) ayının anlamı nereden geliyor: Eski ismi Kanunnisa'dır. Kanun, Süryanice bir kelime olup ocak, fırın anlamına gelmektedir. Havalar iyice soğuyup ocaklar yakıldığı için bu ad verilmiştir. Eski Roma'daki ismi Januaris'dir. Janus, Roma mitolojisinde iki yüzü olan bir tanrıdır. Kuzey yarımkürede havalar bir hayli sıcak geçiyor. Amsterdam’da bahar havası var. Amma ve lakin ocak yerine geçen gaz sobamı pek yakmasamda, Dünyanın sosyal ve politik havası bir hayli soğuk. Kürede yeniden sıcak savaş öncesinin soğuk rüzgarları esiyor. Soci’de yapılan Kış Olimpiatyaları kıran kırana bir yarış gerçekleştirilirken, Ortadoğuda  yezitler boş durmuyor, insan soykırımına devam ediyor. Ukranya’da iç savaş, Kırım yarım adası ayrılıp Rusya Federasyonu’na geçmek için nöbet tutuyor. Türkiye’de içsavaş öncesi bir hava  hakim. Ruhum üşüyor.  Kürede Tanrı sanki son baharımızı yaşadığımızı mı bize hissettiriyor. Yada “bu havanın kıymetini bilin ve aklınızı başınıza toplayın” der gibi bizi mi uyarıyor? Ocak ayın içerisinde olduğum şu sıralar günlerim bir hayli sıkıntılı geçiyor.  Bu sorunların başını geçim sıkıntısı çekiyor. İşsizlik ve sosyal geçinme yardımı yeterli gelmiyor. Habire borçlanıp duruyorum.  Çareyi geçici bir süreliğine de olsa çok sıkıştığımda babamdan para alarak ile gidermeye çalışıyorum. Bu sıkıntıya daha ne kadar dayanabilirim?  Mesele beceriksizlikde değil, tam ne yapmak ve nasıl yapmak istediğime karar verememekde. Maymun iştahlılığında... Devamı

SOYKIRIMA UĞRAYAN SENSİN EY İNSANLIK!

2014-03-10 19:19:00
SOYKIRIMA UĞRAYAN SENSİN EY İNSANLIK! |  görsel 1

Bir Konferansın ardından isimli bu yazımı 2009 senesi kasım ayında kaleme almıştım.Sanırım hiç bir yerde yayınlamadım. İnsanlığın yeni bir felaket ve kıyımla karşı karşıya olduğu bu günlerde, yazının güncelliğini taşıdığını düşünerek yayınlıyorum. Suriyede etnik soykırım yaşanırken üç maymunu oynayanlar, 100 sene öncesi insanlığa yaşattıkları felaketleri bugünü karartıp geçmişi de tahrif ederek  yeni kıyımlara ve düşmanlıkları kışkırtıp insanlığa zulüm ve kan kusturuyorlar. Tarihimizi esirlikten kurtarmak onurdur! Boş bir çuvalın dik durması zordur!                                                         Benjamin Franklin      KARA'nın AK, BEYAZ'ın SİYAH olarak yutturulduğu bir  DÜNYA'da yaşadığımızın farkında olmak insana sıkıntı veriyor.  Bulanık suda balık avlamayı bir marifet sanan ve kendi pahasını sadece kendisinin belirlediği budalaların kuşatması arasında; inkara, tahribata, ihanete, kullaştırılmaya ve esirleştirilmeye karşı duran ve çırpınan, aklını, vicdanını ve namusunu teslim etmeyen insanların var olduğunu, bilmek, duymak da gurur ve keyif verici vede onur duyulası bir durumdur. 26 Eylül 2009 Pazar  günü Amsterdam’da Fikir Kulubü’nün organize ettiği, araştırmacı yazar Sefa M. Yürükel konuşmacı olarak katıldığı, " Batının Soykırım Tarihi ve Ermeni İddiaları" isimli bir konferansa tanık olduk. Bu konferasta anladık ki; Batının Türkiye ve Türklere yönelik suçlamalarının nedeni; Ermenilere yada bir başka hal... Devamı

ŞUBAT SICAK GEÇTİ, MART KAPIDAN BAKTIRIYOR

2014-03-08 01:24:00
ŞUBAT SICAK GEÇTİ,  MART KAPIDAN BAKTIRIYOR |  görsel 1

ŞUBAT SICAK GEÇTİ Şubat’ın sıcak geçmesi ve hatta baharın eken gelmesi gibi olağanüstü bir kış geçirmemizi pekde hayra yoramıyorum.  Hazza ve servete yönelik bir yaşam kültürünün hakim olması, azami ülçüde tüketilmesini doğurmaktadır. Isı artışına sebeb veren bu yaşam tarzı sonucu yakılan fosillerin ürettiği karbondioksitin havaya karışması sonrası ozon tabakasındaki deliğin büyümesine neden olduğu, bu nedenle güneş ışınlarının  ozon deliğinden kırılmadan dünyamıza girmesi sonucu hava sıcaklığının artmasını da beraberinde getirdiği görüşü  bilim dünyasınca ortak bir kanı olarak dillendirilmektedir. Aşırı enerji kullanımı, üretmeden tüketime yönelik harçamalar, dünyamızın ve çevrenin kirlenmesi, sıcak çatışmalar ve savaşlar vb gibi faktörlerde eklenince dünyamızda tansiyonun yükselmesi ve dolaysıyla ısının artmasına neden olmaktadır. Şubat ayının ve kışın bu kadar sıcak geçmesinin başka nedenleri varmıdır? Yada başka nedenlerde varsa araştırıp öğrenmek gerek. Dört mevsimi bir senede yaşamaya alışmış olan biz kuzey yarımkürenin insanları olarak, kışı yaşamayadan baharı yaşamak ve hatta sonbaharı daha atlatamadan yaza girmek durumunda olmamızın ruhsal ve fiziksel yapımızda ne gibi değişiklikler getirdiği ayrıca incelemeye değer bir konu. Şahsen ben farkında olduğum bir gariplik yaşıyorum. Patlayan tomurcuklara, açan çiçeklere doyasıya bakamıyorum. Geçtiğimiz senelerde hoş bir seda ile mırıldandığım ve aşkla baktığım çiçekleri es geçiyorum. Sonbaharda açan çiçekler daha kurumadan yenilerinin gelmesi bana açıkmadan yeniden yemeğe oturmak gibi geliyor. Havada olduğu gibi, suda, toprakda ve bedenimizde bir şeyler değişiyor. Ruhumuz allak bullak. Yoksa kıyamet önce... Devamı

BİR ABİDE ÖENEĞİ: WUPPERTAL ALEVİ KÜLTÜR MERKEZİ

2014-03-08 11:26:00
BİR ABİDE ÖENEĞİ: WUPPERTAL ALEVİ KÜLTÜR MERKEZİ |  görsel 1

Bir Abide Örneği: Wuppertal Alevi Kültür Merkezi Wuppertal uzunca bir dere yatağının üzerine yayılmış orta büyüklükde bir şehir. Bayare ilaç fabrikası  bu vadi üzerinde. Bu uzun vadide bir asırlık bir geçmişe sahip olan dünyanın ilk en uzun hava taranvayı kurulup hala işletilmektedir. Wuppertal'da yaklaşık  köyümüzden işçi olarak gelen yaklaşık 50 küsür bir aile yaşamaktadır. Tahminen 250 civarında bir nufusa sahip. Tamamı geçmişde Hacım Sultan Ocağı talipleri olan köylülerimizin bir kısmı  Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu'na bağlı çalışmalarını sürdüren Wuppertal Alevi Kültür Merkezi'nin üyeleri ve ziyaretcileri. Bundan iki sene önce  dayımları Muharrem ayında ziyaret etmiştim. Bir akşam oruç açımından sonra Muharrem sohbetine katılmıştım. Yakın akrabam Turan Koluaçık ile dayım Hüseyin Aslan'ın sazlı sözlü bu muhabetinin bir kısmını kayda alarak Youtube'de "Muharrem sohbetleri" adı altında yayınlamıştım. Belediyenin mülkiyetinde olan bu eski bir okul binasının arsası ile birlikde satın alınmasında öncülük edenlerden biri de dayım Hüseyin Aslan'dır. Doksanlı yılların başında dernek statüsünde olan bu merkezin aralıksız faaliyetleri ve hizmeti takdire şayandır. Alevi-Bektaşi inanç ve geleneklerine bağlı olan bu derneğin  Hak-Muhammed Ali Yolu'ndan sapmamasında ve taviz vermemesindeki kararlılık, birinci kuşakdan büyüklerimizin sahip çıkmalarında yatmaktadır.   Dernek binasının içerisinin yillar sonra yeniden yapılanmış olmasını görmek beni fazlasıyla menmun etti.  Binanın ortaca katında sol bölümün tamamen kantine ayrılmış olması ve başında bir görevlinin durması doğru bir karar olmuş. Kantine köy... Devamı

YAKIN TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK

2014-02-25 00:35:00
YAKIN TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK |  görsel 1

Tarihle yüzleşmek! Dedelerimiz Doğu Cephesi’ne sevkiyat sırasında kayboldu! Babalarımızdan ve dedelerimizden ürpertici verici duyduklarımız, tarihe kara lekeler olarak geçen olayların ayrıntılarından biridir. Bugün, Ermeni Soykırı olarak karşımıza çıkarılan Birinci Dünya harbi diye anılan savaşın içinde Osmanlı toprakları içerisinde cereyan eden savaşın, karşılıklı katliamların, göçlerin-süngünlerin, açlık ve salgın hastalıkların kurbanı milyonlarca insanın kaderini belirleyen politikaların hala günümüzde uygulanıyor oluşu ve bu oyuna tekrar geliniyor olması tarihten ders alınamadığının kanıtı durumundadır. Dün dedelerimizden ve hala babalarımızdan dinlediğimiz bu korkunç geçmişin yaralarını sarmak yerine tekrardan kaşınarak kanatılması karşısında soguk kanlı ve insani duruşumuzu kaybetmeden, yeni velaketlere meydan vermemek ve önüne geçmek insan olmamımızın ve insan olarak kalmamızın bir gereğidir. Ermeni isyanları ve savaşın içinde yaşanan olaylardan küçük bir detayını babalarımızdan ve dedelerimizden bize anlatılanları tarihe  geçirmek üzere yazmak ve paylaşmayı bir görev biliyorum. 24 Mart 2010 tarihinde babamın anlattıkları: Oğlum bu Ermeni meselesi, esasen batılıların suçudur. Ermeniler isyan etti. Karışıklık çıkardılar katliamlara giriştiler. Rusların geri püskürtülmesinden sonra, tehcir sırasında Ermenilerden korkunç intikam aldılar. Bizimkiler, eskiden alışverişe yaya olarak Arguvan üzerinden Arapkire giderlerdi. Köylere satıcılar gelirdi.  Arapkir Şepik isimli köyden de Haşadur isimli seyyar satıcı gelirdi. Borca mal satarlardı. Kuzu ve peynir vaktide gelir borçlarını alırlardı. Böylece bir tanışıklık olurdu.  Köyümüzden 68 kişi askere alındı.  4 kişi sağ d... Devamı

MART GELDİ HALA KIŞ GELMEDİ

2014-02-24 01:18:00
MART GELDİ HALA KIŞ GELMEDİ |  görsel 1

MART GELDİ HALA KIŞ GELMEDİ 13 Mart 2014 Amsterdam Bugün Pazar.  Dün gece MuhteşenYüzyıl dizisinin acıklı ve tarajedik son bölümüne baktıktan sonra gecenin geç saatlerinde yattım. Pekde eksik olmayan gece rüyalarımda bu gece yaşıtlarımla köydeydim. Fena sayılmayacak ve ocağı yanmayan bir ahşap evin içinde idik . Zorlu da olsa dağları gezdik.  Sabah uyku sersemliği ile uyandım.  Fena bir rüya ve uyku sayılmazdı. Boğazım kurumuşdu. Bir bardak soguk su içtim. Evelki günden aldığım biyolojik sığır kıymasını bozulmasın diye tavada kızarttım. İçine  bolca taze maydanoz, baharat ve konserve olmuş domates kattım.  İki yumurta katıp sabah kahvaltımı pekde nadir olan kıymalı yumurtalı yemiş oldum. Üzerine bir süzme kahve hazırlayıp yalın ayak balkonuma geçtim. Kaldığım ev 48 m2 1929 yapımı bir ahşap bina. 1993 temmuz ayından beri kiracı olarak kaldığım bu evde genellikle yalınayak gezerim. Kışın içerinin sıcaklığı 15-16 dereceyi geçmez.  Odam tahta döşeme olduğundan soğuk sayılmaz.  Büyük bir balkonum var. Balkonum güneye bakıyor. Sabah geç saatlerde ve öyle sonlarına kadar güneş alıyor. Güneşi ve ışığı bol bir ev . Zaten bu yüzden bu evde kalıyorum. Sabahları genellikle balkonun kapısını açar hem evi havalandırırım hemde kendim temiz havayı çiğerlerime çekerim.  Ara sırada olsa kahvemi alıp balkonda yalınayak gezerek soğuk sıcak demeden kahvemi içerim. Bugün hava düne nazaran daha güneşli ve az bulutlu olduğundan dışarıda sıcaklık 15 derece civarında. Kahvemi içtikden sonra dışarı çıkıp her gün olmasa da haftada bir iki gün gerçekleştirdiğim park yürüyüşüne başladım. Dışarıda hava daha sert ve temiz. Tam bir bahar havası hakim. Çidemler, narsitler, menekşeler ve so... Devamı

SURİYE’DE ALEVİ SOYKIRIMI VAR!

2014-02-13 22:05:00
SURİYE’DE ALEVİ SOYKIRIMI VAR! |  görsel 1

SURİYE’DE ALEVİ SOYKIRIMI YAPILIYOR! ZÜLME TEPKİSİZ KALMA EY İNSANLIK! Suriyede El-kaide ve benzeri farklı isImlerle kanla ve zulümle beslenen efendilerine hizmet eden kıralik katiller sürüsü, Alevi katliamı ( Soykırımı) yapıyor. Dünya bakıyor, Türkiye bakıyor, insanhakları örgütleri bakıyor! Medya Soci’de Kış Oyunlarına bağlanmış güya insanlık (!) “ kardeşlik, dostluk ve başarı ” için yarışıyor! Suriye’de çocuklar bebekler, yaşlılar kurşuna diziliyor, başı kesiliyor. Toplu olarak zehirleniyor. Aç bırakılıyor, köle muamelesi yapılıyor, satılıyor, aşağılanıyor. Afrika’da insanlığın başı eziliyor! Hiç bir hayvana reva görülmeyen bir zulüm ve kıyım; soyu, kültürü, inancı, rengi fark etmeksizin inanlara reva görülüyor! DÜNYA SAGIR-KÖR-DİLSİZ! İNSANLIK RİYAKAR, İKİ YÜZLÜ, ÇÜRÜMEKTE! 25 seneden bu yana Ortadoğu’ya “özgürlük, demokrasi, insanca yaşam” vaatleri ederek işgal edenlerin, yakıp yıkanların, bölgesel, mezhepsel, etnik farklılıkları kaşıyanların marifetinin sonuçları bunlar. İnsanhakları kuruluşları nerde derseniz... biliyoruzki onlar izin verilen ölçüde hak savunucusu! Hırsızın, katilin, kaçakcının, soyguncudan hesabı sorulurken insan hakları olduğu gercegini hatırlarlar! Avrupa Birliği Parlementosu deseniz onlar her daim güçlüden yana mazlum karşısında çaresiz! Birleşmiş Milletler Örgütü onlar sadece 4 büyüklerin, yeri ya kulum demesi ile harakete geçer. ÇAĞRIMIZ SİZE EEYYYYYYY İNSANLIK!  ... Devamı

ALEVİMİSİN?

2014-02-13 04:02:00
ALEVİMİSİN? |  görsel 1

ALEVİMİSİN? Gerek Türkiye'de ve gerekse de Dünya'da, nerede ve kimle karşılaşırsanız karşılaşın bu sorunun cavabının doğru verilmesinin zor olduğu aşikar! " Bana bir sunni demişler Ben Alevi olamam ki Olsam dahi bilemem ki İçim dışım yalan dolan Ben Alevi olamam ki Olsam dahi bilemem ki -Aşık Mahsuni Şerif- " Samimi dindar olan ve inandığı değerlere bağlı insanlara bir sözümüz yok. Özellikde Türkiye'de "Alevimisin?" sorusunun genellikle iyi niyet barındırmadığı, yüzyılların biriken önyargılarına hapsolmuş bir soru olduğunu bilerek değerlendirelim. Bunu söylerken ne mezhepcilik nede Alevicilik yapmak niyeti asla taşımıyorum. "Aleviyim!" demek bir Sünninin ( ben Ehli-sünetim ) "Elhamdurullah Müslümanım" demesi kadar kolay değil. Bir kaç nedeni var. Alevi olmak için sadece Hz. Aliyi sevmek yetmez. Müslümanım demekde yetmez. İslamın 5 şartı diye dayatılan ( Emevilerden bu güne kadar müslümanlara dayatılar şartlar) günümüzde namaz, zekat, oruç ve haca gitmekde yetmez. Bunlardan başka temiz ahlaklı olmak gerek. Reşit ( 15-16 yaş ) çağına gelince bir müsaip tutmak, Dedesine Pirine ikrar verip Musahibi ile birlide 4 kapıdan ilki olan şeriat kapısı hakkını verdikden, sonra tarikata ( Sorgu-Görgü Cemi' nde sorgusu yapıldıkdan ve kurbanı tığlanmak ) girmesi gerekir. Demek ki "Aleviyim" diyebilmek için Yola ( tarikata) girmesi gerekir. Yani bekar olan birinin nasıl evliyim diyemeyeceği gibi yola girmemiş birinin de "Aleviyim!" demesi abestir. Siz bakmayın ortalıkda " ben insanım, müslümanım, Aleviyim" diye toza dumana katanların sözlerine. Aleviler, Cumhuriyet dönemi boyunca en çok da AKP iktidarında mağdur oldular. 2007 seçimlerinden sonra, bendin... Devamı

" BANA DÖNEK DEMİŞ İTİN BİRİSİ "

2014-01-07 12:09:00
 BANA DÖNEK DEMİŞ İTİN BİRİSİ  |  görsel 1

KENDİNİ BİLMEZİN BİRİ BANA DÖNEK DEMİŞ! RAHMETLİ AŞIK MAHSUNİ ŞERİFİN KENDİSİNE SÖYLENMİŞ OLDUĞU BU SÖZE, BİR MISRASINDA SÖYLE CEVAP VERMİŞ İDİ; "BANA DÖNEK DEMİŞ İTİN BİRİSİ AÇIĞIM NEYMİŞ SOR HELE HELE!" YETMİŞLİ YILLARDA SAĞ-SOL, ALEVİ-SÜNNİ KAMPLAŞMASINDA ALEVİ VE SOLCU İDİK (liseli ve Üniversiteli isen genel olarak ya Milliyetci yada Devrimci idin). Seksenli ve doksanlı yılların ortasına kadar komünizim taraftarı oldum. Kömünist doktorinin insanlığı sömürüden, felaketlerden kurtaracağına olan inancım, duvarların yıkılması sonrası sarsıldı. Doksanlı yılların ortasında bayrağını salladığın partinin safından ayrıldım. 2000'li yıllara kadar kendi kendimle hesaplaşma yaşadım. Liberalizm ve Küreselleşme, Dünya'ya hakim hale geldi. 2001 yılında ikiz kulelere saldırıdan sonra dünyayı iki kampa böldüler. Ya onlardan yana idiniz yada onlara düşman idiniz! Onlar kimdi? Onların düşmanları kimlerdi? Bu sorunun cevabını atlayarak kendi payıma bu faşist dayatma karşısında onlara karşı duruş aldım. Geldik 2013 senesine! 1991 senesi Irak'ın işgali, akıbetinde Batı'nın Balkanlar'a müdahalesi, Kafkasya'daki çatışma ve savaşlarda taraf olması, ardından Afganistan ve Irak'ın ikinci kez işgaline! Bunlara birde "Arap Baharı" eklendi. Sonra gidişat Suriye'de içler acısı insanlığın yerlerde süreklendiği, demokrasinin, ve insan haklarının zerresinden söz edilemeyeceği bir duruma geldi! SİZ OLSAYDINIZ TARAFINIZ NE OLURDU? HANGİ YÖNE DÖNERDİNİZ? SİZİ SİZ EDEN, VAR EDEN ATANIZA, YURDUNUZA MI YÖNÜNÜZÜ DÖNERDİNİZ? YOKSA BİLMEM ŞU HACIYA ,HOCAYA, YADA KÜRESELCİ ÇETEYE Mİ? Ne gençliğimde nede orta yaşımda toplum ve insanlık için ferdi olarak yüz kızartacak ve cezayı hakedecek bir suç işlemedim. Gönüllü olarak &cced... Devamı

GÜLÜN ADI

2013-11-25 14:24:00
GÜLÜN ADI |  görsel 1

Bu resimdeki gülün adı yok! Adını siz koyun. Yer: Amsterdam Tarih: 25-11-2013 Devamı

HOLLANDA PORTAKALLARI

2013-11-05 14:02:00
HOLLANDA PORTAKALLARI |  görsel 1

Hollanda Portakalları (Duinedorn-bessen) ince dikenli ve Hollandanın kıyılarında kum tepeleri, yaya yolları ve Amsterdamda evlerinizin önünde bolca gördüğünüz bu turuncu renkli meyva bol vitamin içermektedir. Ekşimsi olan bu meyvadan şurup, likör vb gibi içkilerde yapılır. Antioksidanlardan folik asit , flavonoidler , kolin ve vitaminlerden A , B1 , B2 , C ve E içerir. Özellikle C vitamini boldur. Yüz gram taze meyve ağırlığı yedi limona eşittir. Vitamin miktarda alınan ışığın miktarına bağlıdır. Moğolistan ve Çin'de de enfeksiyon, gıda ve kozmetik işlerinde ezelden beri kullanılmaktadır . Devamı

" HİÇ BİR KİMSE İLLEGAL DEĞİLDİR! "

2013-10-14 15:52:00
 HİÇ BİR KİMSE İLLEGAL DEĞİLDİR!  |  görsel 1

2013 Ekim ayı başı,  Amsterdam merkezde şık bir bina bir grup Afrikalı sığınmacı  tarafından işgal edilmiş. Yoldan geçerken dikkatimi çekti.  Fotoğraf makinama davrandığım sırada önü bir hayli kalabalıktı. Düğmeye bastığımda biri hariç hepsi içeri girmiş idi. Kapıya asılmış pankartta  " Hiç bir kimse illegal değildir", pencere ye asılı bezde ise; " Burada kalalacağız"  yazılı. Bu binanın işgal edildiği günlerde İtalya sahillerinde  karaderli yüzlerce sığınmacının cesedi  ekranları dolduruyordu. Şiman kıta daha fazla  sığınmacı istemediğini Dünya'ya duyururken Afrika'da, Ortadoğu'da, Afganistan'da,  İşgal kuvetleriyle Avrupa-Batı  sömürü ve zorbalık üzerine inşa ettiği hakimiyetinin devamı için kan dökmeye devam ediyor. Devamı

EHLİBEYTİ SEVMEK SUÇ MU BANA!

2013-10-08 15:47:00
EHLİBEYTİ SEVMEK SUÇ MU BANA! |  görsel 1

EHLİ BEYT-İ SEVMEK BÜYÜK İBADETTİR! Hz. Muhammed hayattayken Ehlibeyt-i’ne  olan ve olacak düşmanlığı görüp bildiği için  bir hadisinde “ Bütün nesiller kesilir sonu gelir. Benim neslim Ali ve Fatıma’dan gelecek. Kıyamete kadar devam edecek. Onlarda ümmetime İmam olacak.”  buyurmuştur. Muaviye hile ve zorbalıkla Halifelik makamını işgal ettikten sonra; Tarihe Emeviler olarak olarak geçen sömürü, zulüm, fitne ve fesatlık üzerine kurulu bir saltanat sürdürdüler.  Ahir Zaman Peygamberi Hazreti Muhammed Mustafa’nın “Ehlibeytim” dediği  Hz. Ali ve sevgili kızı Hz. Fatima’dan olan “gözümün iki nuru, cennet bahçesinin iki gülü”  dediği sevgili torunları  Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i hunkarca katlettiler.  Emeviler Ali nesline ve Hz. Ali’yi sevenlere akla hayale gelmeyecek zülüm uyguladılar. Emeviler slatanatına son veren Abbasiler’de iktidarlarını garantiye aldıktan sonra onlarda Emeviler’den geri kalmadılar. İslam sancağını sömürü ve zulüm ürerine kurulu saltanatlarını devam ettirmek üzere kullanan bu eşi benzeri olmayan takkiyeciler bugünde ardıllarına missal teşkil etmektedir. Hz. Muhammed hayattayken Ehlibeyt-i’ne  olan düşmanlığı görüp bildiği için  bir hadisinde “ Bütün nesiller kesilir sonu gelir. Benim neslim Ali ve Fatıma’dan gelecek. Kıyamete kadar devam edecek. Onlarda ümmetime İmam olacak.”  buyurmuştur. Ancak ne o gün nede bugün, insan görünümlü bu aşağılık yaratıklar Ali evladının ( Ehlibeyt ) soyunu tüketmeye güçleri yetmedi. İslam dininin ilk yıllarında başlayan bu düşmanlık ve zulüm Emeviler sonrası... Devamı

Hollanda Danaları

2013-10-06 15:53:00
Hollanda Danaları |  görsel 1

Meşhur Hollanda İneklerinin Danaları. 01 Ekim 2013 Amsterdam Devamı

Kutsal Hububat Quinao

2013-09-22 13:16:00
Kutsal Hububat Quinao |  görsel 1

İNKA'LARIN kutsal hububatı: Quinoa Başda Peru olmak üzere Bolivya, Ecuador Arjantin nin önemli  ihraç ürünlari arasında yer almaktadır. Milattan 5 bin sene önce ekimi yapılan bu bu bitkinin 3 ırkı bilinmektedir. Beyaz, kırmızı ve siyah. Son 15 yıldır Amerika,Kanada, Avrupa ve Japonyada ekimi ve üretimi vede tüketimi yapılan Quinao ıspanağa benzeyen besin gücü değerli bu bitki.  Elle toplanan ve güneşde kurutulan bu bitkinin tohumunun  protein değeri yanısıra, demir, kalsiyum, antioxidanları barındırmaktadır.   Buğdayın yokluğunu aratmayan ve Nasa tarafından astronotlara besin maddesi olarak verilen bu bitki günümüzün gözde besin maddelerinden biridir. Eksi 4 soğuk  ile artı 38 derece sıcaklıklığa dayanıklı olan Quinoa mısır ve patatesin yerini tutmakdadır. Devamı

Kadına şiddet ve iktidarsızlık

2013-09-19 11:03:00
Kadına şiddet ve iktidarsızlık |  görsel 1

ŞİDDETİN HALİ VE TÜRKİYE GERÇEKLERİ! Akp iktidarı ile ivme kazanan, neredeyse kanıksadığımız kadına el kaldıran, tekme tokat girişen, sarkıntılık eden, lafın kısacası aslan kesilen polis-güvenlikcilerin bir tek madalya takılarak kahraman ilan edilmediği kaldı. Öte yandan polise tokat atan, polisi sıraya dizip hesap soran, vekil ve vekil çocukları, PKK gösterilerinde kılı kıpırdamayan geriden düğün izler gibi seyreden emniyet güçleri, devlet içinde devlet gibi haraket eden bir PKK, F Tipi Cemaat klasiği var önümüzde. Türk'e ve Atatürk'e hakaretin olağan karşılandığı, azınlıklara başka milletlere hayranlık ve iltifatın ödüllendirildiği bir Türkiye gerçeğine alıştırılmaya başladık. Kendine yabancılaştırılan vede kadına düşmanlaştırılan bir TÜRKİYE ve TÜRK MİLLETİ ! Bu gerçekleri aklayan ve meşrulaştıran bir AKP iktidarı hala milletten destek ve alkış alıyor. ! Ve bu iktidara su taşıyan sözde muhalefet! Kadına yönelik şiddetin ve düşmanlığın bu kadar arttığı bir başka dönem varmıdır? Bilemiyorum. Kadına kalkan her el, iktidarsız erkeğin, ne adına olursa olsun, çaresizliğinin tezahürüdür. Devlet erkine hükmettiği halde hala ağlayan AKP iktidarının iktidarsızlığının da bir göstergesidir. Bu aşağılık davranışları, bu çağdışı zihniyeti geldiği yere gömmek, zulmü ve zorbalığı defetmek, erkeklerin iktidarsızlığını değiştirmek, başda analar olmak üzere siz kadınların elindedir. Devamı

Gözalan alçaklık!

2013-09-19 10:41:00
Gözalan alçaklık! |  görsel 1

YDD'nin gözalan değerlerden biri de ALÇAKLIKTIR! Küreselleşme yalanları, insan hakları, demokrasi yalanları ile süsledikleri bu alçalma aşağılık düzenin girdabında birbirimize iltifat edecek güzel sözleri de unuttuk. Bu güzel sözlerden biride  " gözünü seveyim" idi. Bırakalım insanı, hayvanların en değerli ve işlevsel organlarından biridir GÖZ.  Göz almak can almak gibidir. Ha birinin gözünü almışsın ha canını! "Yeni Dünya Düzeni "  dedikleri  yağma, sömürü, zulüm üzerine kurulu vahşi kapitalist sistem serbest piyasacılık-liberal ekonomi dedikleri düzenlerinin değerlerinini gözümüzün içine soka soka gözlerimizi çıkarmakla kalmayıp birde çapulcu damgası vurdular! Geziparkı ile başlayıp devam eden " demokratik haklarını kullanan" göstericilerin gösterilerini bastırmak için polis (iktidarın hizmetindeki emmiyet güçleri ) orantısız bir güçle hedef bulan atışlar yaparak onlarca göstericinin gözünü kafasını parçaladı. Göz çıkarmak olarak da ifade edeceğimiz bu hedef atışları yapmak ve yaptırmak tam bir ALÇAKLIKTIR! Suriye'de, Irak'da, Libya'da insan başı kesen, coluk çocuk demeden katleden, tecavüzün her türlüsüne başvuran canilerden bir farkları yoktur! Hatta kendi deyimleri ile onların dostlarıdırlar. Bu vahşilik ve canavarlığın ödülü onlar için ne olaki? İntihar etmek mi? Evde karısını çocuğunu öldürmek mi? Sokakda insan yüzüne bakamamak mı? Milletin emmiyetini sağlamakla görevli bu kişileri canavarlaştıran iktidar fırtına biçtiğinin farkında olup olmadığı bir yana bu zulmün hesabını vermeden kaçabilecekler mi? ... Devamı

Dünya'nın en yüksek tepesi Everest kaç yaşında?

2013-09-10 15:29:00
Dünya'nın en yüksek tepesi Everest kaç yaşında? |  görsel 1

DÜNYA’ nın en yüksek tepesi olan EVEREST nasıl oluştu? Bu sorunun cevabı,  Everest’in tepesinden alınan kaya parçalarının incelenmesi sonrası verildi! Dünya Nasıl Oluştu Everest History Channel Belgeseli http://www.youtube.com/watch?v=LmluBV6OdEE Mikroskobik incelemeye tabi tutulan kaya parçasınıda rastlanan fosilde bir deniz zambağının kökü tesbit edildi. Everest tepesi 400 milyon yıl önce deniz’n dibinden çıkıp bugünkü zirveye ulaştı. Dünyamızın sürekli bir haraket halinde oluşu, depremler, yanardağlar, kaymalar, çökmeler, yükselmelerden haraketle sürekli değişim halinde. Uzmanlar bir yükseliş halinde olan Himalya dağlarının durumu büyüklerimizden duyduğumuz kulaklarımızı tınlatan şu sözü doğruluyor.   “ Dünya yedi kez doldu boşaldı.”   Bundan sonra kaderi ne olacak? Sorusunun cevabı ilahi kudrette saklı!  Devamı