İYİLİK ETKİ KÖTÜLÜK YOL BULMASIN!

2015-08-15 11:18:00
İYİLİK ETKİ KÖTÜLÜK YOL BULMASIN! |  görsel 1

İYİLİK, KÖTÜLÜĞE GALİP GELSİN!

“ Hasretim yavruma birde yarime

Görem dedim göremedim neylerim

Karlı dağlar sıralanmış yoluma

Varam dedim varamadım neylerim”

Memlekette, ayrılık ve sıla hasretinin keskinleştirdiği özlemle geçirdiğimiz üç beş haftanın ardından tekrar ikinci vatan olarak bellediğimiz yerlere geri dönüyoruz. Sonra doğup büyüdüğümüz, bizi biz eden yurtlarımız, ömrümüzün yarısından fazlasını geçirdiğimiz gurbette tekrar ayrılık, hüzün yanısıra hala kabullenilememişlik durumu ve gelecek kaygusu tekrar karabulutlar gibi üstünüze düşüyor, üşüyor, titriyor sıla hasreti tekrar burnunuzda kokmaya başlıyor.

“Sorun hele sorun, gurbet neyime

Yeri felek yeri, barkın yıkıla

Şu gurbetin karı benim neyime

Yeri felek yeri evin yıkıla”

1950’’ li yıllardan başalmak üzere; geçim sıkıntısı yaşayan çoğu kırsal alanlarda kurulu olan köyden şehirlere, yurtdışına çalışmak üzere yoğun bir göç başladı.

Gurbet, sıla, hasret, ayrılık, kazalar türkülerin, sohbetlerin ana konusu oldular. Malatya’nın Arguvan, Hekimhan ilçelerinde yaşayan, gurbete giden insanlarımızın dillendirip seslendirdiği türküler, Türkiye ve Dünyada Arguvan Havası olarak tanınıp tecillendi.  

Tatilde sazlı sözlü ve sohbetlerinin vazgeçilmez türkülerinden bir olan bu mısraların bestecisi ve yorumcusu Hekimhan Merzirme köyünden Pehlül Alkan ve diğer yöresel aşıklar, yurtiçine ve yurtdışına yoğun bir insan göçü vermiş olan yörenin insanın adeta tercümanı ve hekimi olmuş aşıklardan biri olarak sılayı yaşamış ve yaşamaktadırlar.

Sıla türküleri ile ağlıyor, gülüyor ve eğlenerek adeta yeniden doğuyoruz.

Gurbette yabancı, memlekette ilk başlarda umut ve geçim kapısı ilerleyen yıllarda istenmeyen oğul arısı muamelesi gören birinci ve ikinci kuşak insanımızın dramatik yaşamı,  artarak politikanın, bilim ve kültür hayatımızın konuları olmaya devam edecektir.

Köyde iken istanbul’dan gelip doğduğu ve büyüdüğü köyünde ebe ve dedesinin yaşam öyküsünden esinlenerek bir sinema filmi çeken, İyilik filimi ekibi ve yönetmeni bay Özgür Sevimli ile dayımın taracasında kahve sohbetinde sordum.  “Özgür bey, filminize ilham veren konu, Dedeniniz Ebenizi kaçırması olmasın?”  Dediki; “ burada kim kimi kaçırmamış ki?”

Kötülüğün panzehiri İYİLİK filme konu olmuş.

Yöremizde, insanlık tarihine kara bir leke olarak derin bir iz bırakan Birinci Dünya Harbi’nin tahribat ve yıkımının ardından, babasız kalan evlatlar, köyünden yurdundan olan insanlar, yer değiştirmeler ve göçler, yuvaların dağılması, gelenek ve göreneklerin, sosyal yaşamın alt üst olması, yeni kurulan Cumhuriyetin bu şartlarda yeni bir ülke inşa etme ve millet yaratma çabası sürecinde, çncesi ve sonrasında kim kimi kaçırmamış ve kaçırtmamış ki?  

Kaçış ve gurbet,  İkinci  Dünya Harbinin ardından da devam etti.  Bugünde,  Suriye’den, Irak’dan, başka ülkelerde ülkemiz Türkiye’ ye  milyonlarca insan akın akın gelmektedir.  Son yıllarda  Malatya doğudan onbinlerce göç aldı. Suriye’den ilçemiz Hekimhan’a 150 Suriyeli aile yerleşmiş durumda.

Özgür Sevimli’nin dedesi ebesini kaçırmamış olabilir, fakat Dünyada, Türkiye’de kötülüğün yol açtığı kovalamaca-kaçış devam ediyor.

Filim ekibinin katılı ile ve çekimlerle köyde düğünler bir daha şenlendi ve kalabalıklaştı.

Bitsin bu acı keder, bitsin bu ayrılık gayrılık

Birlik olunsun, düğün dernek kurulsun

İyilik kötülüğe her daim galip gelsin

Kazananı ve kaybedeni olmayan yeni bir dünya kurulsun

"Yıkılsın el kapıları bir daha açılmasın, 
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!"

Bir başka olur köyde düğün-dernek kurulması!
Üç gün üç gece boyunce süren düğüne, gelin ve damadın yakın uzak akrabaları ve tüm köy davet edilir katılır. 
Kışın 300-500 arası kişinin kaldığı köyde yazın sayı üç dört katına çıkar.
Bayram güne denk gelen düğünde akşam üzeri halaya yaşlı genç tam 300 kişi katıldı!
Darısı diğer tüm damat ve gelin adaylarına!
Bu dilek bizim!

Ahmet Yalçın Yıldırım

15 Agustos 2015

126
0
0
Yorum Yaz